All posts by admin

Destek Çağrısı

Sonunda tüm cesaretimi toplayıp bu destek çağrısını duyuruyorum.

7 yıl yaptığım Avrupa Birliği Uzmanlığı dönemimde o süreçte yaşadığım iş stresiyle başa çıkabilmek için araştırıp bulduğum yoga derslerinin hayatımı böylesine değiştirecek bir yöne beni çekeceğini hiç tahmin etmemiştim. Hayatımda inanılmaz değişim ve dönüşümlere yol açan o dönem girdiğim yoga dersleri, beni önce yoga hocası yaptı. Ardından gelen hamile yogası hocalık eğitimim sırasında Türkiye ve Dünyadaki doğum şartlarını ve mudahaleleri öğrenmem ve bunu herkesle paylaşma güdüm Türkiye’nin ilk 5 doğuma hazırlık eğitmeninden biri yaptı beni. Kadınlarla yoğun şekilde çalışmaya başlamam da bu sürelere denk gelir (2010-2011) ve yine o zamanlarda bir grup kadın arkadaşımla Doğumda Kadın Hakları Derneği’ni kurduk. Bir dönem de başkanlığını yaptım.

E tabi bu kadar hamile kadın varken çevremde, içimdeki doğurma dürtüsü de kendini göstermeye başlamıştı. Yaklaşık 3 yıl –aralıklarla- bebek denemelerimiz oldu. Tabi zamanla bir sürü tahlil, tetkik. Hepsi normal. Açıklanamayan bir durum var ama ben bir türlü hamile kalamıyorum. Derken biz bir kararla Tayland’a yerleştik. Oradayken bir gün yolda yürürken bir okulun camına asılı olan bir ilanı gördüm ve birşey beni içeri çekti ve o gün gördüğümüz o eğitime kaydolduk. Chi Nei Tsang ve Karsai Nei Tsang eğitimleri.

Chi Nei Tsang, karın bölgesine uygulanıyor. Geleneksel Çin Tıbbına göre tüm sorunlar karından baslar ve bedendeki blokajlar rahatsızlıkların en büyük sebebidir. Kan ve lenf akışını etkileyen dolaşım sistemimizdeki blokajlar, organlarımızın iyi bir şekilde çalışmasını engelleyen blokajlar (özellikle de böbrek, idrar kesesi, dalak, pankreas, akciğerler, prostat bezi, testisler, rahim ve vajina), enerji blokajları, tendon, fasya ve kaslarımızdaki blokajlar bunların bazılarıdır. Genital bölge masajı olan Karsai Nei Tsang ise genital bölge ile ilgili sorunlar üzerinde çalışır. Bunlardan bazıları; sık ve zor tuvalete çıkma, ağrılı menstruasyon, ağrılı cinsel birleşme, düşük libido, ereksiyon problemleri ve infertilitedir.

Bu eğitimi aldığım sırada hocamın hocasından da seans alma şansım oldu. Yaptığı ilk ve tek seansta rahmimin kaymış olduğunu ve tabi ki bu şekilde hamile kalamayacağımı, bu seansta rahmimi düzelttiğini ve 2-3 ay içinde hamile kalacağımı söyledi. Tam da dediği gibi ben 3 ay sonra Flora’ya hamile kaldım! Ayrıca ilk reglimden bu yana süren ve beni neredeyse her ay hastaneye iğne olmaya taşıyan regl ağrılarım da bir daha gelmemek üzere bedenimi terk etti.

Bu teknikleri uygulama arzusuyla inanılmaz heyecanla Türkiye’ye döndüm. Ancak bir türlü seans vermeye elim gitmedi çünkü aldığımız eğitim çok gelenekseldi. “Bunu böyle yap, iyi gelecek”ten öte pek bir mantık, anatomi vb bilgi öğrenememiştik. Türkiye’ye dönüp seans vermeye kalksam kimseye “Bir teknik uygulayacağım ve sana çok iyi gelecek” demekten öte bir açıklama yapamayacağım için seanslara hiç başlamadım.

Ancak bu konudaki araştırmalarım devam etti ve ben Arvigo® tekniklerini buldum. O zamanlar Flora’ya hamilelik ve ardından doğum ve lohusalık derken eğitimi bir süre erteledim ama sonunda geçen sene Eylül ve Kasım aylarında Yunanistan ve İtalya’da eğitimleri alıp 1 sene içinde yüzlerce kadınla çalışma şansım oldu. Doğala olan ilgim ve tutkum bu eğitimden 1 sene önce beni Dr.Aviva Romm’un eğitimiyle buluşturdu. 30 yıllık bir ebe, bitkisel tıp uzmanı ve Yale Universitesi mezunu bir tıp doktoru olan Dr.Romm’dan 400 saatlik inanılmaz kapsamlı sadece jinekolojik sorunlara odaklı bir bitkisel tıp eğitimi aldım. İlk reglden itibaren menopoza kadar gebelik ve sonrası da dahil kadınları tüm süreçlerinde destekleyen muhteşem bir eğitim.

Böylece Türkiye’de kadın sorunları üzerine odaklanmış ve kadınlara doğal yöntemler sunmak üzere çalışan ilk ve tek kadın oldum.

Bireysel seanslarımı da hem bitkisel tıp uzmanı şapkamla hem de Arvigo® terapisti kimliğimle birlikte veriyor, seanslarda hem manuel terapiyi uyguluyor hem de danışanlarıma bitkisel çözümler sunuyorum.

IMG_1209

Arvigo® tekniği, yıllarca Belize’de son Mayalı şaman olan Don Elijo Panti ile çalışmış olan Rosita Arvigo tarafından geliştirilmiştir. Kadin sagligiyla ilgili konular basta olmak uzere sindirim, ureme ve sinir sistemleri uzerinden ilerleyen bir masaj ve manuel terapi teknigi olan Arvigo® Terapisi kan, lenf, sinir ve enerji akisini acip icdengeyi duzenleyerek bedene butuncul sifa saglamayi amacliyor. Kendisi bir doku bilim uzmanı olan Rosita, Don Elijo’dan ve diğer Mayalı ebelerden bu teknikleri öğrenip, kendi anatomi bilgisini de eklemiş ve Arvigo tekniğini oluşturmuştur. 300’e yakın sayfası olan bir manuel kitabı da eğitimlerinde bize kazandırmış ve benim düşünen, sorgulayan, neyi neden yaptıgını bilmek isteyen beynimi böylece harika şekilde besleyen bir eğitimi sunmuşturIdrar yollari enfeksiyonlarindan, menslerde pihtilara, mens esnasinda asiri kanamalara, tekrarlayan dusuklere, zor dogumlara, agrili menslere, rahim sarkmasi, endometriosis, fibroid, kist ve basagrilarina, gec-erken-duzensiz menslere, bel agrilarina, menopoz semptomlarina, yumurtlamaya, pms’e, pelvik agrilara, polikistik over sendromuna, vajinal enfeksiyonlara, varislere, erkeklerde prostat, ereksiyon, idrar yollari sorunlarina, sindirim sorunlarina, rahatsiz bagirsak sendromuna, ishal ve kabizliga, refluye, besin alerjilerine, gecirgen bagirsak sendromundan dogurganlik sorunlarina ve kadinlari hamilelikleri surecinde desteklemeye kadar uzanan turlu konularda Arvigo® Maya Abdominal Terapi Teknikleri’nin sifasi icin calisabiliyoruz.

Dünya üzerinde toplamda 2500 aktif terapist bulunmakta ve ben Türkiye’deki 2 terapistten biri olduğumu gururla söylemekteyim.

Bir suredir de 14.000’den fazla kadini tedavi etmis, dunyaca unlu pelvik taban uzmani Isa Herrera ile calisiyorum. Vulvodini, Vulvar Vestibulit, Vajinismus, İnterstisyel sistit, Disparoni, Rahim/Mesane/Bagirsak Sarkmasi, Idrar Kacirma, Bagirsak Inkontinansi gibi sorunlarin tedavileri uzerinde uzmanlasmak icin. Bu konuda da yakın zamanda bireysel danışmanlıklar sunmak için can atıyorum.

Kadınların birbirine verdiği desteğin gücüne, yoganın ve bitkilerin şifasına ve doğumun büyüsüne kalpten inanan bir kadın, yoga eğitmeni, Arvigo® terapisti, kadınlar için bitkisel tıp eğitmeni, doğuma hazırlık eğitmeni ve kendini kadınların şifa süreçlerine adamış bir kadın olarak düzenli olarak sağlıklı menstrual döngüler üzerine kadınları bilinçlendirmeye yönelik eğitimler veriyor, aylık TRT Radyo’da düzenli programa katılıyor, çeşitli sitelerde yazılarım ve ropörtajlarım ile blogumda paylaştığım yazılarla kadınlara yaşam döngülerinde karşılaştıkları/karşılaşabilecekleri sorunlar için destek oluyorum. Aynı zamanda Hamile Yogası ve Doğum Sonrası Yoga Hocalık Eğitimleri, Pelvik Taban Sağlığı Eğitimleri ve Doğuma Hazırlık Eğitimleri vermeye devam ediyorum.

unnamed

Şimdiye kadar 2 seviyesini aldığım bu değerli eğitimin ise 3.seviyesini alabilmek için bir süredir beklemekteydim. Eğitim hep Amerika’da açıldığı için hem Flora’dan o kadar uzakta bir yerde olmak istememem hem de uçak biletlerinin pahalılığı yüzünden ne yapsam ne etsem diye düşünürken, ilk kez Avrupa’da 3.seviye eğitimi duyurdu enstitümüz. Mart ayında İngiltere’de gerçekleşecek olan ileri tekniklerin öğretileceği bu eğitim sayesinde çok daha fazla kadına destek verebileceğim.

Mutlulukla söyleyebiliyorum ki ensitutumuz eğitimin bir kısmını burslu olarak alabileceğimi söyledi. Ancak buna rağmen, rakamsal olarak çıkan tablo şöyle;

Eğitim ücreti 1600 dolar = 6300 TL

Konaklama ücreti 600 pound = 3100 TL

Uçak bileti 1000 TL

İngiltere vizesi 460 TL

Toplam 10.860 TL  (kurlar bugunku gibi kalırsa)

Genelde kitle fonlaması için özel olan sitelerden yapılıyor bu destek çağrısı ama oralar da hep dolar ve kredi kartı üzerinden olduğu için fonlama, ben yine en rahat ettiğim yer olan blogum üzerinden bu çağrıyı yapmaya karar verdim.

Yüzlerce kadınla yaptığım çalışmalardan aldığım geri dönüşler, yaşamlarında aracı olduğum harika dönüşümler ve şifa süreçlerine verdiğim destekten aldığım güvenle ve şükranla aşağıdaki şekillerde beni destekleyebilmeniz için detayları paylaşıyorum.

Şimdiden her birinize sonsuz şükran!

50 TL – Teşekkür ederim!

100 TL – Desteğiniz için çok teşekkürler!

250 TL – Bu cömert desteğiniz için 3 adet ihtiyacınıza yönelik vajinal buhar banyosu sunuyorum (20 kişiyle sınırlıdır)

500 TL – Bu değerli desteğiniz için yüzyüze ya da skype üzerinden jinekolojik bitkisel danışmanlık sunuyorum (10 kişiyle sınırlıdır)

1000 TL – Nasıl teşekkür etsem bilemiyorum! Kendimi adadığım bu yolda yaptığınız bu değerli desteğiniz için 2 Arvigo seansı sunuyorum (5 kişiyle sınırlıdır)

Ayrıca lütfen bana email adreslerinizi de yazın ki size dönebileyim ve hediyelerinizi ulaştırmak için organize olabileyim. (lunayasamdonguleri@gmail.com adresine yazabilirsiniz)

1 Şubat’a kadar desteklerinizi gönderebileceğiniz hesap bilgileri aşağıdaki gibidir:

Gizem Onay Collet

Garanti Bankasi

TR35 0006 2001 2840 0006 6372 98

 

VAJİNAL BİTKİSEL BUHAR BANYOLARI

Bir süredir devam eden yeni eğitimimle buhar banyolarının gerek içeriği, gerekse de kullanım ve uygulaması ile ilgili aldığım yeni bilgiler sayesinde yeni paketler ve her duruma özel uygulama yöntemlerini oluşturmak üzere çalışıyordum. Sonunda bu yazıyla herkese rehber niteliğinde toparladım bilgileri. Deneyimli uygulayıcılar fark edecek ki uygulama sıklığı ve kullanım günlerinde değişiklikler var. Ayrıca önceden herhangi bir akut enfeksiyon durumunda bu konuda yeterli araştırma olmadığından kullanmamayı tercih ederken artık hocamın çalıştığı 600’ün üzerindeki kadından aldığı olumlu geri dönüşümlerden dolayı akut enfeksiyonda da kullanabileceğimize güvenir oldum. Bu da önemli değişikliklerden biri.

Fiyatlar da değişti bir miktar, elimizden geldiğince indirdik; tekli, üçlü, altılı ve on ikili paketler şeklinde olmak üzere rakamlarda da farklılıklar var. Onların detayı için de email atabilirsiniz.

Paketleme sistemimiz de ayrıca değişti. Bundan sonra paketlerinizi büyük demlik poşetlerinde alıyor olacaksınız. Tencere temizleme derdine son 🙂 Poşeti direk tencereye atmanız yeterli. Paketlerin gramajı yine önceliklerle aynı, bir değişiklik yok, sadece bitkileri artık daha küçük hale getirecek şekilde parçalayacağımız için gözünüze sanki daha azmış gibi gözükebilir ama öyle değil 🙂

Daha önceden buhar banyolarını kullandıysanız dahi lütfen yazıyı baştan sona okuyun ki gelecek siparişlerinizi ona göre verebilin.

Bu arada daha önceden buhar banyoları kullanmış olan danışanlarımdan şu linkteki 7-8 soruluk anketi doldurmalarını rica ediyorum. https://tr.surveymonkey.com/r/PL6CS98

Birçok kadından geri bildirimler alıyorum kullanımla ilgili ama hepsi bir anketle daha sistematik şekilde kayıt altına alınabilir böylece. Şimdiden çok teşekkür ederim vaktiniz için.

Siparişler için ise yine hatırlatıyorum; facebook ya da instagram üzerinden mesaj yolladığınızda kaçırma/unutma/atlama ihtimalim yüzde 1500, o yüzden lütfen tüm emailler lunayasamdonguleri@gmail.com adresine.

Kargo günümüz her hafta Salı günü. Asistanım konuyla ilgili emaillerinize 1 iş günü içerisinde mutlaka dönüş yapacaktır.

Bana özel yazdığınız email ya da sorularınız varsa email cevaplama günüm Pazartesileri.

Yazıya geçmeden önce geçen hafta duyurduğum bitkisel penis banyolarını da bir kez daha duyurmuş olayım buradan. 2 hafta içinde umuyorum ki onlar da hazır olacak (siparişler için pbathluna@gmail.com adresini kullanıyoruz, instagram hesabımız pbathluna ‘yı da takip edebilirsiniz)

Penis banyoları erkek hijyeni için kullanılan bir tekniktir. Seviştikten sonra kaşıntı yaşandığında ya da bir sorun hissedildiğinde her zaman kullanılabilecek bir üründür.

Bitkisel banyolar erkeklerde yaşanan şu sorunlar için şifa sürecine yardım eder:
Gonore, Nonspesifik üretritis, Klamidya, Genital herpes (genital uçuk), Frengi ve Genital siğil (HPV enfeksiyonu)

Diger yandan penis banyolarını özellikle eşi vajinal sorunlar yaşayan erkekler kullanmalıdır. Gardnerella (hemophilus da denir), trichomoniasis, trichomonas, monilia (mantar ya da kandida enfeksiyonları), chlamydia, genital siğiller ve sistit ya da üretrit gibi vajinal/idrar kesesi enfeksiyonlarının çoğu erkek tarafından taşınır ya da bulaştırılır çünkü penis bakterileri idrar yolu içinde depolar ve ilişki sırasında kadının içine boşaltır. Mikroorganizmalar eşler arasında alıp verilir ve iki taraf da tam olarak iyileşemez. Bu karışım, bakterileri penisteyken kontrol altına alınmasını ve öldürülmesini sağlar.

En basit ifadesiyle banyolar, bitki karışımını 1 litre suda kaynatıp yarım saat kadar demleyip süzdükten sonra bir kavanoza döküp penisi ve mümkünse testisleri kavanozun içine yerleştirip 5-10 dk beklemek üzere uygulanır. Kavanoz yöntemi pek rahat ve kolay gelmezse oturma banyosu da yapılabilir.
-The Male Herbal, James Green’e tesekkurler-

Tamam artık yazıya geçebiliriz 🙂

Yoni Steam (Yoni, Sanskrit dilinde özellikle ilahi üreme enerjisinin bir sembolü olarak kadın genital organı anlamına gelir) diğer bir adıyla vajinal buhar banyosu, bitkilerle zenginleştirilmiş bir buhar banyosuna oturarak yapılan kadim bir uygulama. Yoni Steam, rahmi besleyerek, düzensiz menstrual döngüyü düzenleyerek, menstrual sancı ve dengesizlikleri azaltarak ve doğurganlık ile üreme sağlığını iyileştirerek, kadın sağlığı ve zindeliğinin güçlü bir destekçisi. Bunların yanında, kadının kendi “kadınlık merkeziyle” yeniden bağlantı kurmasını sağlayarak ruhsal ve duygusal arınma ile iyileşmeyi de sağlıyor.

Ancak aşağıdaki durumlara sahipsen lütfen Yoni Steam uygulamasını yapma!

– Hamileysen ya da hamile olduğunu düşünüyorsan!

– Menstruasyon dönemindeysen.

– Rahim içi araç veya başka bir gebelik önleyici araç kullanıyorsan.

– Açık yaraların varsa.

– Bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken kontrendikasyonların olabileceği, infertilite ya da başka özel bir durumu desteklemeye çalışıyorsan.

– Genital bölgende “piercing” varsa çıkar, ısı sebebiyle piercing seni yakabilir.

Yoni Steam nasıl fayda sağlıyor?

Isı; açılma ve serbest bırakmayı destekleyen, kadın bedeninin ilacıdır. Nemli ısı rahmi ve dokuları yumuşatarak, son derece önemli olan kan akışını artırır ve içerde birikmiş olabilecek durgun kanın atılmasını sağlayarak rahmimizi destekler. Şifalı bitki karışımı, rahim ve vajinaya ait dokuları beslemek, güçlendirmek, iyileştirmek, dokulara taze, oksijenli kanın taşınmasını sağlamak, temizlemeyi desteklemek ve dokuların esnek ve yumuşak olmasını sağlamak için çalışır. Nemli ısı, temas ettiği dokularda gözenekleri açar. Su buharı, uçucu (volatil) yağlar dahil olmak üzere bitkilerin şifasını taşır. Bunlar dokular tarafından emilerek kan dolaşımına girer ve üreme sistemi üzerinde doğrudan iyileştirici etkide bulunurlar. Vajinal doku, vücudumuzda emiciliği en yüksek dokulardan biridir. Önemli Not: Vajinal buhar banyonuzda kesinlikle uçucu (esansiyel) yağlar kullanmayın, çünkü bu yağlar çok konsantre ve güçlü olduklarından genital bölgenizin hassas dokularını yakabilir.

buhar banyosu el

KARIŞIMLAR:

Aşağıdaki karışımlardan ihtiyacınız olan paketi seçebilirsiniz. Kullandığımız tüm bitkilerin tamamen ilaçsız ve kimyasalsız olduklarını tekrar hatırlatmak isterim.

1- Arındırıcı Luna:

Kistler, miyomlar, regl ağrıları, regl başlangıcından önce ve/veya bitişinden sonra koyu renkli lekelenmeler, pıhtılı kanamalar, doğum sonrası, düşük sonrası, uzun döngü süreleri, regl kesilmesi, regl öncesi dönemde gerginlik, huzursuzluk, başağrısı, memelerde hassasiyet gibi yaşanan PMS semptomları

Bu paket 28 gün veya daha uzun süreli menstrual döngüye sahip kadınlar için uygundur. Eğer döngüleriniz 27 gün ve daha az zamanda birse, iki döngü arası kanamanız oluyorsa, kanamalarınız çok yoğunsa bu paket size göre DEĞİLDİR. (2.pakete bakın lütfen)

Bu paketi alıyorsanız, farklı durumları desteklemek için kullanım sıklığı ve şekli:

Regl ağrıları, regl başlangıcından önce ve/veya bitişinden sonra koyu renkli lekelenmeler, pıhtılı kanamalar, uzun döngü süreleri, regl öncesi dönemde gerginlik, huzursuzluk, başağrısı, memelerde hassasiyet gibi yaşanan PMS semptomları için: 

  • 28 günlükse döngünüz, 22-23-24-25-26. günlerde 1’er paket uygulama. Regl bittikten sonra 1 uygulama daha. 3.ayda tamamen rahatlama bekliyoruz. 3 döngü boyunca kullanım. Eğer hala devam ediyorsa sıkıntılar, diğer aylarda da uygulamaya devam.
  • Herşey yoluna girdikten sonra tedbir/bakım amacıyla kullanmak isterseniz, 26. günde bir uygulama, regl bitiminden sonraki haftada ise 2 uygulama.

Doğum, düşük ya da kürtaj sonrası:

  • Kanamalar bittikten sonra 2 günde bir olmak üzere 6 uygulama.

 Kistler için: 

  • 2 ya da 3 günde bir.

Regl kesilmesi:

  • 30 gün boyunca 2 günde bir uygulama. Kahverengi lekeler başlarsa kırmızı kanama görene kadar devam edin uygulamalara.
  • Diğer bir alternatif uygulama ise, dolunay zamanı 5 gece arka arkaya uygulama ve sonra yeni ay zamanı yine 5 gece arka arkaya uygulama.

Endometriyozis, miyomlar, tıkalı tüpler, yara dokusu:

  • 3 ay boyunca 2 günde bir uygulama. Kahverengi kanama ya da artan vajinal akıntılar oluyorsa iyiye işarettir. Olmazsa da reglle beraber de atılabilir.

Sarkma, hemoroid:

  • 12 gün boyunca her gün uygulama. Hemoroid durumunda rektuma buhar gelecek şekilde kendinizi pozisyonlayın.

2- Düzenleyici Luna:

27 gün ve daha az zamanda bir gelen regller (kısa döngüler), iki döngü arası kanamalar, yoğun kanamalar

  • 10’ar dakikayı geçmeyecek şekilde döngünün 19,20 ve 21.günlerinde uygulama yapın.

3- Tazeleyici Luna:

Son 3 ayda görülen aktif enfeksiyon ya da virüsler, yoğun beyaz, sarı, yeşil akıntı, bakteri, mantar, enflamasyon, HPV, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, servikal displasi

Yoğun beyaz, sarı, yeşil akıntı:

  • 10’ar dakikayı geçmeyecek şekilde 6 gün arka arkaya uygulama. İlk bir iki gün yoğun akıntı gözlemlenebilir, normaldir. 6 günün üzerine hala devam ediyorsa sıkıntı, geçene kadar uygulama yapmaya devam

Diğer enfeksiyon durumları:

  • Akut enfeksiyon varsa 10’ar dakikayı geçmeyecek şekilde enfeksiyon geçene kadar günde 1 ya da 2 uygulama. Enfeksiyonun başladığını hisseder hissetmez bir durumdayken ise yine 10’ar dakikayı geçmeyecek şekilde 3 gün üst üste uygulama.

 4- Dengeleyici Luna:

Vajinal kuruluk, gece terlemeleri, sıcak basmaları

Miyom ya da kistleriniz varsa bu paket size göre DEĞİLDİR. (1.pakete bakın lütfen)

  • Haftada 2 ya da 3 uygulama.

5- Doğurganlık: (ayrı bir paket değildir)

Tüm bu durum ve karışımların yanı sıra doğurganlığı desteklemek için ise öncelikle regllerinizi ağrısız, lekesiz, 28 gün ve civarı uzunlukta süren döngüyle reglinizi 4-5 gün kırmızı, şurupsu bir kanama olacak hale getirmeniz için ihtiyacınız olan karışımı yukardan seçin. İlk 3 karışımın hepsi doğurganlığı destekler.

  • Ardından eğer aktif gebelik denemesi yapıyorsanız regl bitiminden yumurtlamaya kadar olan dönemde sadece kullanmak üzere 3 gün üst üste uygulama.
  • Aktif gebelik denemeniz yoksa regl dönemi hariç haftada 2 ya da 3 uygulama.

Kullanımı:

1-2 litre suyu bir tenceye koyarak, senin için hazırlanmış olan 1 paket bitkisel karışımı atarak ağzı kapalı şekilde kaynama noktasından geldikten sonra 10 dakika kaynat. Kaynatma sonrası 5 dakika demlenmesi için bırak. (Kapağı kapalı şekilde) Buharın ne kadar sıcak olduğunu mutlaka kontrol et. Ön kolunun iç kısmını buharın üzerine tutarak kontrol edebilirsin. Genital organlarımızın sıcağa karşı çok hassas olduğunu unutma. Buhar seni yakmayacak ve kendini rahat hissedeceğin bir sıcaklıkta olmadığı sürece üzerine oturma. Üzerine oturmadan önce, büyük olasılıkla birkaç dakika sıcak buharın çıkmasına izin vermen gerekecektir.

Buhar kabını, oturma kısmı aralıklı bir sandalyenin altına yerleştir. Bu tarz bir sandalyen yoksa herhangi bir sandalyenin iyice ön ucuna doğru otur. Bambu, ahşap ya da plastik bir sandalye işini görecektir. Karışımı kaynattığın tencereyi yere yerleştir. İç çamaşırını çıkar ve üzerindeki giysilerin buhar kabına sarkmadığından emin ol. Vücudunun alt yarısını yere kadar bir battaniye ile tamamen kapat. Yani buharın içerde kalmasını sağlamak için sandalyenin çevresinde battaniye ile bir çadır oluştur.

Başka bir battaniye daha alıp vücudunun üst kısmına sar. Buhar banyosu boyunca battaniye vücuduna sarılı kalsın, bedenini sıcak tut.

20-25 dakika kadar bu şekilde otur. (Eger düzenleyici ve tazeleyici luna paketlerini kullanacaksan oturma suren 10 dakikayi gecmesin!) Sonrasında dinlenerek sana iyi gelecek ve ruhunu besleyecek şeyler yap: Bir iki saat uyu, vücudunu sıcak tut, sana keyif veren bir bitki çayı iç ve yavaş hareket et.

Uygulamadan sonra neler olabilir?:

Uygulamadan sonraki ilk mensinde daha yoğun kanama görebilirsin. Ayrıca uygulamanın ilk aylarında kanın kahve çekirdeklerini (ki bu eski kurumuş kandır) andırdığını ve hatta kanda pıhtı olduğunu görmen mümkün. Genellikle 3.aydan itibaren parlak kırmızı ve oksijenli kan görülüyor. Menopoza girmiş kadınlarda, mensin bitmesinden bir yıl sonra bile koyu renkte ve kıvamda kan ve pıhtı görülebilir. Bu, menstrual döngünün geri geldiği anlamına gelmemekle birlikte, rahimde kalmış birikintinin temizlendiğini gösteriyor.

Kimler Yoni Steam’den destek görebilir?:

Rahim fibroidleri, ağrılı menstruasyon, rahim güçsüzlüğü, rahim sarkması, düzensiz menstrual döngüler, mens başlangıcı veya sonunda koyu mor veya kahverengi kan görülmesi, yumurtalık kistleri, viral ve bakteriyel enfeksiyonlar, HPV, servikal displasi, endometriozis, vajinal kuruluk, hemoroid, doğurganlık sorunları, sicak basmalari, üreme adezyonu/yara dokusu, eski vajinal yırtıklar veya epizyotomi, histerektomi ve laparoskopi yaşamış kadınlar.

Yukarıda bahsi geçen sıkıntıları ya da durumları yaşamıyorsan dahi, Yoni Steam uygulamasını, kendini rahatlatmak ve hatta şımartmak adına önleyici bir tedbir olarak da kullanabilirsin.

***Bu bilgiler sadece eğitim amaçlıdır.  Herhangi bir hastalığı teşhis etmek, tedavi etmek, iyileştirmek ya da önlemek amacıyla hazırlanmamıştır. Tıbbi bir sorununuz olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir doktora danışın.

 

Hormonal Doğum Kontrol Yöntemlerinin Sorunları

2 gün önce hocalarımdan biri olan Dr. Aviva Romm’un (kendisi hem Yale mezunu bir doktor, hem de 30 yıllık bir ebe ve bitkisel tıp uzmanı) bir sitedeki yeni söyleşisini okudum. Okur okumaz da çevirmemiz gerektiğine karar verdim. Aviva’nın bu konudaki akıcı, net ve öz ifadelerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını istedim. Sevgili İlknur Urkun Kelso da sağolsun hemen çeviriverdi.

Buyurun…

Hormonal Doğum Kontrol Yöntemlerinin Sorunları: Dr. Aviva Romm ile Söyleşi*

İşlevsel tıp doktoru ve hormon uzmanı Dr. Aviva Romm, hormonal doğum kontrol yöntemlerinin sağlığımıza etkilerini ve bu konuda ne yapmamız gerektiğini anlattı.

15 ile 44 yaş arası Amerikalı kadınların neredeyse üçte ikisi farklı gebelikten korunma yöntemlerinden birini kullanıyor ve en yaygın yöntem ağızdan alınan doğum kontrol hapları.

Hormonal doğum kontrol yöntemlerinin bu kadar çok kadın tarafından kullanılıyor olması nedeniyle bu yöntemlerden kaynaklanabilecek sorunları araştırmak istedik ve kadın sağlığı uzmanı Dr. Aviva Romm ile görüştük.

Romm bize, “Aslında özel olarak haplara karşı değilim,” dedi. “Fakat kadınların bilgiye dayalı kararlar verebilmeleri için hikâyenin tamamını duymaları gerektiğine ve maalesef çoğu zaman hikâyenin sadece bir kısmını duyduklarına inanıyorum. Kadınlara anlatılandan çok daha fazla ciddi risk söz konusu.”

Romm’un hormonal doğum kontrol yöntemleriyle ilgili görüşlerini aşağıda bulacaksınız.

Experience Life | Hormonal doğum kontrol yöntemleri genel sağlığımızı nasıl etkiler?

Aviva Romm | Bu yöntemler esasen vücudunuzu hamile olduğuna inandırır. Gebelik hormonları bize kilo aldırır, bizi duygusallaştırır ve uyku düzenimizi değiştirir.

Hamile kadınların verdikleri bir olumlu geri bildirim vardır ve bu doğum kontrol yöntemlerinde de başlangıçta gözlemlediğimiz bir durumdur: Bu kadınların ciltleri güzelleşir. Bir de 10 ay boyunca adet görmezler.

Fakat hamilelikte yaşanan ve gözle görülmeyen bazı şeyler de doğum kontrolü kullanımında yaşanır. Aradaki fark, doğum kontrolü kullandığınızda bedeninizin bunları doğal yollarla telafi etmemesidir. Örneğin duygu durumunuz bozulur, hatta depresyona girebilirsiniz.

Ayrıca hamileyken bedeniniz kan şekerini kullanma şeklini değiştirerek sizi doğal olarak insüline daha dirençli kılar. Hamilelikte bunun olmasının sebebi bedeninizin bebeğe daha fazla kan şekeri ulaştırarak onu beslemeye çalışmasıdır. Dolayısıyla bu şekeri annenin hücreleri almaz, vücut bunu engeller ve böylece büyümekte olan bebeğe daha fazla şeker, daha fazla enerji ve yakıt gider. Hamile olmadığınızda ise bu şekerin gidebileceği bir yer yoktur, doğum kontrol yöntemlerini kullanırken insüline dirençli hale gelirsiniz ve kolesterolünüz yükselir.

Hamilelikte doğal olarak yaşanırken doğum kontrolünde zorla gerçekleşen bir diğer şey ise antikoagülasyondur: Kanınız daha fazla pıhtılaşır. Hamilelikte bunun olmasının sebebi doğumda normal olarak bir miktar kan kaybı olmasıdır ve bedeniniz bu yolla sizi aşırı kan kaybından korumaya çalışır. Fakat hamile olmadığınızda ve bunun yaşanması için geçerli bir sebep yokken gereksiz yere pıhtılaşma riskiniz artar ve bu, doğum kontrolünün her yaştan kadında ölümle sonuçlanabilen en ciddi etkilerinden biridir.

Hormonal doğum kontrol yöntemleri enflamasyonu da arttırır. Mikrobiyomunuzu etkiler. B vitamini depolarınızı ciddi düzeyde tüketir. Yani kadınlar için sağlıksız denebilecek ve tehlikeli olabilecek çeşitli etkileri vardır.

EL | Hormonal doğum kontrol yöntemlerinin uzun vadeli etkileri var mı?

AR | Kesinlikle var. İnsülin direnci ve yüksek kolesterol hapı bıraksanız bile kalıcı olabilir.

Uzun süredir doğum kontrolü kullanan ve bana danışan çoğu kadının hapı bıraktıktan sonra döngülerinin normale dönmesi bir yıla kadar sürebiliyor. Sadece altı aydır hap kullananlarda bile bu kadar uzun sürebiliyor. Doğum kontrolünü hamile kalmak istediği için bırakan biri için bu gerçekten zor bir durum olabiliyor. Kesinlikle doğurganlığı geciktirme etkisi var.

Yine danışanlarım arasında, hap kullanmaya başlamadan önce ciltleri oldukça iyi ya da bölgesel ya da döngüsel olarak çok az akneleri olup, hapı bıraktıktan sonra altı hafta içinde çene ve çevresinde ciddi kistli akne yaşayan pek çok kadın var. Bu özellikle östrojen içeren haplarda yaşanan bir sorun.

Ayrıca ağızdan alınan gebelik önleyicileri kullanan kadınların otoimmün rahatsızlık yaşama ihtimalinin kullanmayanlara göre çok daha yüksek olduğunu, yaklaşık %30-50 oranında daha fazla olduğunu biliyoruz.

Diyelim 20-26 yaşları arasında doğum kontrol hapı kullandınız (bu yaygın bir yaş aralığı) ve bıraktınız. 32 yaşınıza geldiğinizde ise bir otoimmün rahatsızlığı ortaya çıktı. Haşimoto, lupus ya da eklem iltihabı yaşadınız. ;Bu ikisiarasında aslında çok net bir ilişki olsa da çoğu doktor otoimmün hastalıklarla doğum kontrol hapları arasındaki ilişkiyi bilmiyor. Dolayısıyla bazı uzun vadeli sonuçlar tamamen göz ardı edilebiliyor.

EL | Haplar ile depresyon arasındaki ilişkiden biraz daha bahseder misiniz?

AR |  JAMA dergisindeki bir araştırmaya göre kombine doğum kontrol hapı kullanan kadınların antidepresan kullanma ihtiyacı duyma ihtimali %23 daha yüksektir. Bu araştırma Danimarka’da yürütülmüştür ve 15-34 yaş arası bir milyon kadın 13 yıl boyunca takip edilmiştir.

Bu kadınların çoğu ilk kez antidepresana ihtiyaç duymuşlardır. Yani daha önce de depresyonda olup hap kullanmaya başlamış ve birden depresyon teşhisi konmuş değillerdir. Araştırmada özellikle bu depresyonun hap kullanımıyla ortaya çıkması olgusu tartışılmaktadır.

Antidepresana ihtiyaç duyma ihtimali sadece progestin kullanan kadınlarda %34 ve ergenlik dönemindeki kadınlarda %80 daha yüksek bulunmuştur.

Yani ağız yoluyla gebelik önleyici alan kadınların antidepresan kullanma ihtimali çok çok daha yüksek çıkmıştır ve bu sadece bir araştırmanın bulgusudur. Bir diğer araştırma ise 13 başka araştırmayı derlemiş ve kişisel ya da aile geçmişinizde akıl sağlığı sorunları varsa, özellikle yüksek progestin iceren haplarda, psikiyatrik yan etkilerin görülme olasılığının daha yüksek olduğunu tespit etmiştir.

EL | Doğum kontrol yöntemleri doğurganlığı nasıl etkiliyor?

AR | Başlıca etkisi hap sonrası amenoreye yol açma eğilimidir. Amenore adet görmemek ya da ne zaman doğurgan olduğunuzu tespit edemeyeceğiniz kadar düzensiz adet görmektir ve bu da hamile kalmayı zorlaştırır. Genellikle bir yıl ya da daha kısa bir sürede adetiniz düzene girer. Haplar kısırlığa sebep olmaz ama bir süre için hamile kalmayı zorlaştırır.

RIA (Rahim İçi Araç) taktırdığınızda ise araç çıkarıldığı gün hamile kalabilirsiniz ve hamilelikte herhangi bir soruna yol açmaz.

EL | Kadınların büyük bir bölümü hormonal doğum kontrol yöntemlerini gebelik önleme dışında amaçlarla kullanıyor; bu konuda sizin görüşünüz nedir?

AR | En yaygın sebepler akne, polikistik over sendromu ya da çok ağrılı endometriyozis ve doğum kontrol hapları buna karşı etkili olabiliyor.

Polikistik over sendromunda erkek hormonlarını azaltmaya yarayabiliyor. Öngörülebilir dozlarda hormon aldığınız için evet, hormonlarınızı düzenliyor; fakat yine de aynı yan etkileri yaşıyorsunuz. Polikistik over sendromu durumunda yaşanan ironi ise bunun metabolik bir sendrom olması. Yani zaten insülin direncinin söz konusu olduğu bir durum. Dolayısıyla haplar yüksek testosteron konusunda faydalı olurken insülin direncini daha da arttırabilir ve dolayısıyla durumunuzu daha da kötüleştirebilir.

Akne konusunda, [hormonal doğum kontrolü] gerçekten faydalı olabiliyor ve kistli akne ya da ciddi akneler bile kadınlar için toplumsal olarak ciddi travma sebebi olabiliyor. Kadınların neden bunu tercih ettiklerini anlayabiliyorum. Ama bu gerçekten içeriden bir iyileşme sağlamıyor. İnsülin direnci, kan şekeri dengesizliği ve hormonal dengesizlikler uzun vadede akne sorununuzu arttırabiliyor ve az önce bahsettiğim gibi daha önce akne sorunu yaşamamış pek çok kadın danışanım hormonal doğum kontrolünü bıraktıktan sonra ciddi akne sorunu yaşıyor.

Endometriyoziste ağrılar çok ciddi olabiliyor ve yaşam kalitesi son derece olumsuz etkilenebiliyor. Fakat normal doğum kontrol ilaçlarını kullanmak sorunun kökenine inmek yerine sadece belirtileri kontrol altına alıyor ya da hormonları düzenliyor.

EL | Bu rahatsızlıkların tedavisi için kadınlara önerdiğiniz yöntemler var mı?

AR | Tabii, bu rahatsızlıkların tedavisi için bütüncül protokoller var ve her biri birbirinden biraz farklı. Ama genel yaklaşım sorunun kökenine inmek olmalı.

Sağlığımızı etkileyen ve üzerinde çalışabileceğimiz yaygın sebepler nelerdir? Mikrobiyomumuzun sağlığı için çalışmak. Diyetinizin mümkün olduğunca temiz olması. Günde en az bir kez düzgün bağırsak faaliyeti. Karaciğerin detoksifikasyon sisteminin iyi çalıştığından ve vücudun bu işlemi desteklemek için ihtiyaç duyulan tüm besinleri aldığından emin olmak.

dogum-kontrol-yontemleri

EL | Hormonal yöntemler yerine önerdiğiniz başlıca doğal alternatif nedir?

AR | Aslında birden çok yaklaşım mevcut. İnvasif olmayan bir yaklaşım arıyorsanız prezervatif ve doğal aile planlaması yöntemini birleştirmenizi öneririm. Yani döngünüzü takip etmek, doğurganlık dönemini tespit etmek ve bu dönemde birleşmeden kaçınmak ya da prezervatif kullanmak. Prezervatif doğru kullanıldığı müddetçe doğal aile planlaması yöntemleri %97 başarılıdır. Bu oran hormonal yöntemlerin başarı oranına çok yakındır.

Diyafram kullanabilirsiniz. Fakat diyaframlar öncelikle biraz uğraştırıcıdır. İkincisi ne zaman takıp ne zaman çıkaracağınızı planlamak gerekir. Üçüncüsü jeller, spermisitler ve benzeri toksik şeyler kullanmanız gerekir.

Diğer seçenek RİA. RİA şu an Batı yarımkürede en yaygın gebelik önleme yöntemi. Avrupalı kadınlar bunları çok kullanıyorlar. Biraz daha zahmetli ama işe yarıyor ve doğru takılması gerekiyor. Bir yere gidip taktırmanız gerekiyor. Kilonuz değişirse vajina kanalınızın boyutları da değişiyor ve ayarlama yaptırmanız gerekiyor. Doğum yaparsanız ayarlama yaptırmanız gerekiyor.

1970’lerde piyasaya sürülen Dalkon Shield adlı korkunç bir RİA vardı. Öyle tasarlanmıştı ki bakterilere davetiye çıkarıyordu ve ciddi rahim içi enfeksiyonlara ve ölüme sebep oluyordu. Bu yüzden benim kuşağım bu araçlara karşı mesafeli; ama şu an kullanılan teknoloji çok etkili.

RİA’daki sorun kadınların bunları taktırmaya korkmaları ve bunu anlayabiliyorum çünkü hepimiz bir rahim yırtılması ya da yürüyen RİA hikâyesi duymuşuzdur. Taktırması da zor. Ben hiç kullanmadım ama pek çok kadına taktım ve ne kadar dikkatli olmaya çalışsam da rahatsızlık verdiğini gördüm. Kadınların %50’si ilk altı ayda düzensiz kanama ve artan kramplardan şikâyet ediyorlar. Taktığımız araçların pek çoğunu çıkartmak durumunda kaldık ve herkesin sağlık sigortası bunu karşılamadığı için de pahalı bir işlem oluyor. En önemli engel bu diyebilirim.

Fakat bu ilk altı aya tahammül edebilen kadınlar çok memnun kalıyorlar. Hormonlu olan Mirena ya da hormonsuz bakır araçlar kullanabilirsiniz. Bakır RİA’nın ömrü 10 yıl ve araştırmalara göre 12 yıla kadar kullanılabiliyor. Tamamen zararsız ve çok etkili.

EL | RİA nasıl çalışıyor?

AR | Bakır RİA’lar lokal bir tahriş ve enflamasyon yaratıyorlar ve bu da kimyasal olarak rahmin iç duvarını değiştiriyor, hamilelik için uygun olmayan bir ortam yaratıyor.

Mirena da aynı şeyi yapıyor. Ayrıca biraz da lokal hormonal etkisi var. Ciddi sistemik bir etki değil ama etkisi var. Hormonlu olan araçları beş yıl kullanabiliyorsunuz ama yine araştırmalara göre yedi yıla kadar gebelik önleyici etkisi sürüyor.

EL | Doğum kontrolüyle ilgili eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

AR | Bu dengeyi sağlamak kolay değil, değil mi? 21 yaşındaki üniversite öğrencilerinde korkunç edrometriyozis vakaları görüyorum. Bu kadınlar hayatlarına devam etmek istiyorlar ve iyi gelen tek şey doğum kontrol hapları oluyor. Ancak alternatifler konusunda birlikte çalışabileceğiniz birini bulursanız harika sonuçlar elde edilebiliyor. Sözünü ettiğim şeyler, diyetinizi temizlemek, mikrobiyomlarınızla çalışmak, detoksifikasyonu desteklemek; bunların hepsi jinekolojik, iltihabi ya da kan şekeri dengesizlikleri sorunlarında gerçekten faydalı oluyor.

Herhangi bir sebeple hap kullanma ihtiyacı hissediyorsanız kan şekerinizin sağlıklı bir düzeyde kalmasına çok dikkat etmek gerekiyor. Kolesterolünüzü normal seviyede tutun. Multivitamin kullanın ve mutlaka bir B vitamini kompleksi ve bir probiyotik kullanın. Belirti ve yan etkiler konusunda tetikte olun. Depresyona girerseniz antidepresan çözüm olmayacaktır. Özellikle zaten metabolik sendromları olan, aşırı kilolu, sigara içen ya da MTHFR (kalıtsal pıhtılaşma bozukluğu) ya da pıhtılaşma sorunu olan kadınlarda, çözüm doğum kontrol hapını bırakmak olacaktır.

*Yazının orijinali için: https://experiencelife.com/article/hormonal-birth-control-aviva-romm/

 

Bedenin Sağlıklı İşleyişi ve Bu İşleyişe Etki Eden Süreçler

Kadin sagligiyla ilgili konular basta olmak uzere sindirim, ureme ve sinir sistemleri uzerinden ilerleyen bir masaj ve manuel terapi teknigi olan Arvigo® Terapisinin bedene butuncul sifa saglamayi amaçladığını, kan, lenf, sinir ve enerji akisini açtığını ve boylece icdengeyi düzenlediğini hep anlatıyorum danışanlarıma ve çevremdekilere.

Idrar yollari enfeksiyonlarindan, menslerde pihtilara, mens esnasinda asiri kanamalara, tekrarlayan dusuklere, zor dogumlara, agrili menslere, rahim sarkmasi, endometriosis, fibroid, kist ve basagrilarina, gec-erken-duzensiz menslere, bel agrilarina, menopoz semptomlarina, yumurtlamaya, pms’e, pelvik agrilara, polikistik over sendromuna, vajinal enfeksiyonlara, varislere, erkeklerde prostat, ereksiyon, idrar yollari sorunlarina, sindirim sorunlarina, rahatsiz bagirsak sendromuna, ishal ve kabizliga, refluye, besin alerjilerine, gecirgen bagirsak sendromundan dogurganlik sorunlarina ve kadinlari hamilelikleri surecinde desteklemeye kadar uzanan turlu konularda Arvigo® Maya Abdominal Terapi Teknikleri’nin sifasi icin calisabiliyoruz diyoruz.

Peki ama bedende neler olup bitiyor da enfeksiyonlar, ağrılar, tıkanıklıklar, kistler, yaralar gelişiyor? Ve tüm bunları çözebilmek için Arvigo® Terapisi nasıl çalışıyor?

Continue reading

Sık Sorulan Sorular

Yakin zamanda basladigim bitkisel tip ve Arvigo® terapisini birlikte kullandigim bireysel seanslardan harika geri donusler gelmeye basladi…Turkiye’nin farkli kentlerinden (Iskenderun, Denizli, Izmir, Konya, Kocaeli, Istanbul, Datca ilk aklima gelenler) Ankara’ya seanslara gelen, blog paylasimlarimdaki onerileri uygulayan ya da vajinal buhar banyolarini kullanan kadinlarin deneyimlerini okumak inanılmaz mutlu ediyor beni.

Kadınların yaşam döngülerinin sağlıklarını kendi ellerine alma niyetleriyle seanslara gelmelerini çok önemli buluyorum. Tüm bu süreçte kapımı çalan, email atan, telefonla arayan kadınların güvenini hissettiğim için de ayrıca şükrediyorum.

Bir süre önce gerek biraz yapmak istediğim yaratıcı çalışmalara daha fazla vakit ayırabilmek gerekse kişisel alana biraz daha ihtiyaç duymamdan dolayı bundan sonra email ve mesajlara sadece Salı günleri cevap yazabileceğimi duyurmuştum. Sabrınızdan dolayı teşekkür ederim öncelikle. Continue reading

EMZIREN ANNELER ICIN BITKILER

Emzirme doneminde bitki kullanimiyla ilgili annelerden gelen yogun sorular uzerine yilin bu son yazisi hocam Dr.Aviva Romm’un (kendisi hem Yale Universitesi mezunu bir doktor, 30 yillik bir bitkisel tip uzmani ve ayni zamanda ebedir) Natural Health After Birth-The Complete Guide to Postpartum Wellness kitabinin ilgili bolumunun cevirisi oldu.

Annelere ve bebeklerine sifa olsun…

Fiziksel ve duygusal sağlığı destekleyen bazı şifalı bitkiler emziren annelerce de güvenle kullanılabilir. Hatta bu bitkilerden bazıları anne sütü miktarını ve kalitesini artırmaya da yardımcı olacaktır. Besleyici bitkiler nütritif, sinir sistemini destekleyerek stresi ve gerilimi azaltan bitkiler nervin (yatıştırıcı) ve anne sütünü arttıran bitkiler galaktagog (süt arttırıcı) olarak adlandırılırlar. Besleyici bitkiler aynı zamanda tonik (güçlendirici) de olabilirler. Şifalı bitkilerin güzel taraflarından biri aynı bitkinin birden çok iş yapabilmesi ve birden çok işleve sahip olabilmesidir. Continue reading

Doğurganlık Sorunları Üzerinde Arvigo@ Masajının Rolü

Bundan daha önceki yazılarımda yıllar önce Tayland’da aldığım Chi Nei Tsang (Abdominal Bölge Masajı) ve Karsai Nei Tsang (Vajinal Masaj) eğitimlerimden ve bu masajların nasıl 3 senedir hamile kalmaya çalışırken tek bir seansta hamile kalmamı sağladığından bahsetmiştim. Bir süredir de dünyanın öbür ucu, Belize merkezli Mayalıların şifa teknikleri olan Maya Karın ve Rahim Masajı üzerine çalışıyor ve eğitimler alıyorum. Yine önceki yazılarımda bu masaj hakkında bilgiler vermiştim. Jinekolojik sorunlar için vajinal bitkisel buhar banyolarıyla da desteklendiğinde inanılmaz şifalı bir yöntem. Mutlulukla ve gururla söylüyorum ki Kasım’dan itibaren Türkiye’deki 2 uygulayıcıdan biri olacağım. (Pek sevdiğim ve gururla çalışmalarını paylaştığım doula arkadaşlarımdan Selen Caglayık Eloglu ile birlikte)

Aşağıdaki yazı, hocalarımızın hocası Rosita Arvigo (dünyaya bu masaj yöntemini tanıtan kişi) tarafından yazılmış. Sevgili İlknur Urkun Kesko ise blogum için çevirisi yaptı.

Masajın jinekolojik sorunların ötesinden doğurganlıkla ilgili sorunlara nasıl şifa olduğunu detaylarıyla anlatmış Rosita, buyurun… Continue reading

Yeri Değişmiş ya da Sarkmış Rahim ile Pelvik Taban Sorunları Üzerine (ve Ikınmanın Etkileri)

Bugün kadınları ilgilendiren sorunlardan ikisini inceleyip bir de tanıtım/duyuru yapacağız 🙂 

Bunlardan biri pelvik taban sorunları diğeri ise (ki bu pelvik taban sorunları kapsamında) rahmin olması gerektiği yerde olmaması ya da sarkması.

Kadınların üçte biri ya da daha fazlası pelvik taban sağlığı ile ilgili problemler yaşarken yine kadınların en az %80’inin rahmi olması gerektiği yerde değil. Rahim öne, arkaya, yana yatmış veya aşağıya vajinal bölgeye doğru sarkmış durumda. Ve bu sarkma sorunu sadece ileri yaşlarda olan ya da doğum yapmış kadınlara özgü bir durum değil.

Mayalı ebeler ve şifacılar, kadın rahatsızlıklarının çoğunun olması gerektiği yerde olmayan bir rahimden kaynaklandığı konusunda hemfikirler. Normal olarak rahim, pelvisin ortasında, pubik kemiğinin yaklaşık 3.5-4 cm üzerinde, idrar torbasına hafifçe yaslanmış olarak durur. Rahmin bu konumu kaslar, vajen duvarı ve rahimi pelvisin ön, arka ve yan duvarlarına bağlayan ligamentler tarafından sağlanır ve korunur. Rahim ligamentleri, içerde fetüsün büyümesine olanak verecek şekilde esneyebilmekte, ayrıca idrar torbası veya kalın bağırsaklar dolu olduğunda da serbestçe hareket edebilmektedirler. Bu ligamentler ve kaslar zayıflayıp gevşeyerek rahmin aşağıya doğru sarkmasına; öne, arkaya ya da her iki yana doğru yatmasına sebep olabilirler. Bu pozisyonların herhangi birinde gözlemlenen rahim, sarkmış veya eğilmiş olarak tanımlanmaktadır. Continue reading

Hormonal Dengeyi Sağlamak için Tohum ve Çekirdek Rotasyonu

Karaciğerlerimizin aslında bedenimizde dengeyi sağlamakla, detoks yapmakla ve hormonları metabolize etmekle harika bir iş yapmakta ama karaciğerimiz optimal seviyede çalışmadığında, östrojenin bedenden atılımı yavaşlamakta ve bu da hormonların bedenimizde tekrar dolaşımına (*) sebep olup istenmeyen semptomlara neden olmaktadır.

Bundan uzun zaman öncesine kadar kadınlar hem daha erken hamile kalarak hem de daha uzun süre emzirerek doğal östrojene daha az maruz kalmışlardır. Buna ek olarak atalarımıza kıyasla çok daha az fiziksel aktivite içerisindeyiz, diğer yandan zenöstrojenler (östrojen taklidi yapan yapay hormonlar) ve endokrin sistemin gelişimi ve fonksiyonunu değiştiren endokrin bozuculara daha fazla maruz kalıyoruz. Tüm bunlar da hormonal ekolojimizin bozulmasına sebep oluyor.

Birçok kadın şişkinlik, sancılar, bel ağrısı, migren ve yorgunluk gibi PMS semptomlarını sürecin “normal” bir parçası olarak kabul edip hayatlarına devam etmeye çalışıyor. Oysa ki bunlar sürecin normal bir parçası değil, hormonal dengesizliğin işaretleridir. Continue reading

SAĞLIKLI MENSTRUAL DÖNGÜLER ATÖLYELERİNDEN NE BEKLEYEBİLİRSİNİZ?

Periyodumuz aslında sadece periyodumuz olmaktan öte sağlığımızın da bir ifadesi. Sağlıklı olduğumuzda periyodumuz da düzenli, yumuşak ve semptomsuz şekilde yaşanıyor. Sağlıkla ilgili sorunlar yaşadığımızda ise periyodumuz bir şekilde bunu ifade ediyor. Yani bir şekilde periyodumuz aylık sağlık durumumuzdur. Her ay bizimle ve sağlığımızla ilgili oldukça önemli bilgiler verir.

Menstruasyonla ilgili herhangi bir sorun yaşadığımızda konvansiyonel tıbbın menstruasyon problemlerine bakış açışı genelde şöyledir:

Menstruasyon sorunları –> Hamile kalmaya çalışıyor musunuz? –> Hayır ise Doğum Kontrol Hapı / Evet ise Doğurganlık Hapları

Ancak doğum kontrol hapları yara bandı çözümleridir aslında. Doğum kontrol hapları yumurtalık fonksiyonlarını baskılayıcı güçlü sentetik pseudo-hormonlardır. Kombine oral kontraseptif doğum kontrol hapları ethinylestradiol ve progestin içeren tabletlerdir. Güçlü sentetik östrojen hormonu sayesinde sivilce ve akneleri temizler. Geri çekilme kanaması yaratarak aslında mens görmüyorken, mens gördüğünüzü sanmanıza neden olur. Hormonlarınızı baskılayarak aslında yaşadığınız sorunları baskılar. Continue reading