All posts by admin

Orman Banyosu Gezileri

Doğa ile olan bağlantımız tam burada DNA’larımızdadır ve DNA’larımız doğayı hala evi olarak tanır ve görür. Evimiz ise iyileşme ve şifa yeridir.

Uzun zamandır stresli, gergin, huzursuz ya da tam ifadesini bulamadığım hallerde kendimi hep parklarda, bahçelerde, çimenlerin üzerinde, ağaçların dibinde, suyun yamacında tekrar buluyorum. 3 yıl süren kronik stres ve tramva çözümleme terapisti olmak üzere yetiştiğimiz Organic Intelligence eğitiminin 2.yılını bitirirken, sinir sistemlerimizin esnek dayanıklılığı ve öz-düzenleme kapasitesinin yaşamı kolaylaştırma, ilişkileri yumuşatma ve güzelleştirme ile kendine şefkat konularında ne kadar büyük önem taşıdığını görüyorum. Yıllardır süren yoga öğrencisi ve eğitmeni olma deneyimim, bitkilerle/doğal destekler ile yaptığım çalışmalarım, doğaya olan tutkumun beni günbegün şifalandırdığının farkındayım. Diliyorum ki başta kendimiz ve çocuklarımız olmak üzere hepimiz doğanın sunduğu sonsuz şifadan faydalanabilelim. Bu tutku şimdi benim için yeni bir alanla birleşiyor. Az sonra 🙂

Continue reading

Bağışıklığı Güçlendirmek için Kullandıklarımız

Zaman zaman soranlar oluyor, Flora’nın bağışıklığı ve hastalıklarda mücadelesi için ne kullandığımı. Onları bir yazıda toparlayayım istedim. Ayrıca baktım ki Flora’ya neredeyse 5 yıl yetecek kadar karışım vb şey hazırlamışım, ne yapacağım bu kadar şeyi bari isteyenlerle paylaşayım dedim. Neleri alabileceğinizi aşağıdaki maddelerde sıraladım. Bu arada aşağıdaki herşeyi yetişkinler de rahatlıkla ve aynı etkiyle kullanabilir. Sadece dozlarını değiştirmek gerekiyor.

Önleyici ve bağışıklık güçlendirici olarak hemen hemen her gün kullandıklarım:

  • D vitamini: Nordic Naturals marka kullanıyorum. Küçük şekerler gibi emilerek kullanılıyor. Kışın hemen hemen her gün veriyorum.
  • Arı poleni: Balistan marka kullanıyorum. Pazarları Ayrancı’da organik pazardan alıyorum. 2 günde bir ya da bazen her gün 1 çay kaşığının ¼’i kadar.
  • Bal polen karışımı: Yine Balistan’ın bal-polen karışık formu var. Bunu da eğer o gün polen vermemişsem 1 çay kaşığı kadar veriyorum kahvaltı sonrası.
  • Sebze-meyve suyu: Flora neredeyse 1 yaşından beri içiyor. İlk verdiğimde beğenmemişti. Çocuklara birşeyi içirmek için onun ne kadar harika ve önemli birşey olduğunu anlatmaynın ve onları yapım sürecine dahil etmenin önemini fark etmem geç olmadı 🙂 Küçüklüğünden beri suları beraber sıkıyoruz ve ben her seferinde bunların tatlarının ne harika olduğunu ve bize nasıl iyi geleceğini ballandıra ballandıra anlatıyorum. Tadı gerçekten de kötü değil. Genelde kullandığımız şeyler şunlar: 4 kırmızı tatlı elma, 2-3 salatalık, 1 avuç maydonoz, yarım limon kabugu ile, minik parça taze zencefil ve karalahana ya da pazı, ıspanak gibi elde hangi yeşil yapraklı sebze varsa onlardan da bir avuçtan biraz daha fazla.

IMG_4740

*Flora burada 1 yaş civarında 🙂

Hastalık esnasında:

  • Öncelikle tüm şeker tüketimini sıfırlıyoruz. Flora’nın kışın abur cubur yeme oranı işte 1-2 ayda bir minik çikolata ya da okulda bir arkadaşının doğum günü ise onun bir dilim pastasından ancak (bir de dedesi 2-3 ayda bir görüştüklerinde benden gizli gidip profiterol yediriyormuş, onu da Flora sonradan söyledi :)). Yazın cozutuyoruz, hemen hemen her gün 1 dondurma yiyor. Hastayken bunların hepsini iyileşene kadar mutlaka kesiyoruz. Bedene şeker girdiğinde bağışıklık en az 4 saat baskılanıyor çünkü.
  • Yemek yemek istemediği sürece asla yemek yemeye zorlamıyoruz. Teklif var ısrar kesinlikle yok. Çocukların beden zekası muhteşem. Yemeği sindirmek için harcayacagı enerjiyi sistem iyileşmeye harcamak istediği için iştah kesiliyor. O yüzden zorlamamak gerekiyor (ki zaten hiçbir zaman yemek istemeyen cocugu yemeye zorlamayı uygun görmüyorum-düşünsenize biri size zorla yemek yediriyor ya da ağzınıza tıkıştırıyor!)
  • Bol bol meyve öneriyorum. Zaten hasta değilken de bir yetişkine göre bile oldukça fazla meyve tüketir, hastayken çok canı istemiyor meyveyi de ama en azında hiçbir şey yemediğinde meyve yemesi harika.
  • Süt ve süt ürünleri tüketiyorsa çocuğunuz bilin ki hepsi mukus oluşturucudurlar. Eğer tüketiyorlarsa en azından hastalık boyunca bu ürünleri kesin. Hastalık esnasından en son isteyeceğiniz şey daha fazla mukus!
  • Ve tabi bol su, özellikle de ateşi ya da öksürüğü varsa.
  • Emiyorsa eğer bol bol bol bol bol bol (daha ne kadar söylesem acaba?) anne sütü…Bence bu yazıdakilerin hepsinden de öte önemli anne sütü. Flora 3.5 yaşına 1 ay kalaya kadar emdi ve bunun onun genel bağışıklık durumunda çok büyük etken olduğundan eminim.
  • Mürver şurubu: Gaia Herbs marka kullanıyorum. Aslında bunu her gün verebiliriz bağışıklık güçlendirici olarak ama genelde unutuyorum. Hastayken günde 2-3 kez 1 çay kaşığına yakın veriyorum.
  • Ekinezya tentürü: Kendim yapıyorum. En çok kullanılan şeylerden biri hastalıklarda. Ancak şunu söylemem gerekir ki hastalıklarda bitkiler kullanılırken hastalığın hissedildiği ilk anda kullanılmaya başlaması ve sık dozlarda kullanım yapılması önemlidir. Örneğin hastalığın ilk günü günde 1 ya da 2 kez ekinezya vermeniz hiçbir işe yaramaz, ekinezyayı boşa harcamış olursunuz 🙂 Hastalığın ilk 2 günü ekinezyayı 1 ya da 2 saatte bir vermeniz önemli. Sonraki günlerde azaltılıyor kademeli olarak. Ekinezya evde bir sürü var, sizinle paylaşabileceğim ürünler arasında. Bağışıklığı uyarıcıdır. O yüzden her gün kullanmıyorum. Hastalık durumunda kullanıyorum sadece ya da mesela 1 hafta diyelim çok yoğun salgın var, o zaman da kullanılabilir ama uzun süreli kullanımını tercih etmiyorum sürekli bağışıklık uyarılmasın diye.
  • Herbal antibiotics: Nerolinn marka kullanıyorum. Sevgili Emine size bu konuda doz, kullanım sıklığı vb konularda tüm desteği verir. Her türlü nezle, grip durumunda kullanıyorum. Ayrıca Flora 1 yaşındayken gittiğimiz bir yoga kampında 3-4 gün ateşli bakteriyel bir enfeksiyon geçirdiğinde de sadece bu karışımla atlatmıştık.
  • Mürver çiçeği tentürü: Normalde ateşe müdahale etmiyorum. Ateşini de ölçmüyorum hiç ama hissiyatıma göre 39 civarını bulduğu zamanlar oldu. Bunun birkaç gece sürdüğü zamanlar da. Sadece gece çok yorgun ve uykusuz geçiyorsa ve uyuyarak dinlenmesinin daha iyi olacağı zamanlarda bir şey vermeyi tercih ediyorum. Mürver çiçeği soğutucu bir bitkidir. Calpol vb ateş düşürücüler yerine bir anda ateşi düşürmek yerine vücudu terleterek çalışır. Rahatlatıcıdır, uyuşturmaz ama uykuya geçişi kolaylaştırır. Dokuları rahatlatır ve kan akışının cilde, ellere ve kollara gidişini artırmaya izin verir. Bu da ciltteki gözeneklerin açılmasına ve bedenin terle ateşi atmasına neden olur. Aynı zamanda öksürükleri de sakinleştirip yatıştırır. Diğer yandan sakinleştirici etkisinden dolayı anksiyete ve aşırı streste de kullanılır.
  • Öksürük için karışım: Daha önce blogda öksürük için şurup ve pastil yapımını paylaşmıştım. Hatta hazırlanmış halini isteyen çok anne oldu. Ancak öksürük şurubu 2 ay civarı dayanıyor buzdolabında, bu açıdan uzun süreli kullanımı olmadığından sürekli tekrar yapmak gerekiyor. Artık şuruptan vazgeçtim. Bunun için de bir tentür karışımı kullanıyorum. Geçen gece Flora’yı tüm gece öksürten ve uyutmayan öksürüğü bu karışımla rahatlattım. Tentürler karanlık ve serin yerde korunarak uzun süre bozulmadan kullanılabiliyor (kurulma şekline göre 2-5 sene civarı) O yüzden çok pratik. Bundan sonra öksürük için dileyenlere bu karşımı göndereceğim.
  • Çocuklar için antibiyotik çay karışımı: Herbişi’den alıyorum. Sabahları kahvaltıda ve gün içinde 1 ya da 2 kez daha sıcak suyla demleyip içiriyorum. Harika bir karışım bence.

IMG_4737

Bu arada gerek ekinezya gerek mürver çiçeği ve öksürük için karışım olsun, hepsinde alkol var. Tentürlerin kurulumu genelde alkollü su ile yapılıyor. (Mürver çiçeği tentüründen 6-7 şişe alkol yerine gliserinle kurulmuş olanı var elimde) Ama dilerseniz alkolsüz gliserinle de kurabilirim ekinezya ve mürver çiçeği tentürünü. Kurulum süresi 1 ay. Şimdi söylerseniz en erken 1 ay sonra alabilirsiniz yani. Öksürük için olan karışımı ise alkolsüz hazırlayamıyorum. Ancak bilin ki çocuklar bebekliklerinden bu yana alkolle kurulmuş tentürleri kullanabiliyorlar ve bunda bir sakınca yok çünkü içindeki alkol miktarı dikkate alınacak bir değer bile değil. Bu 3 üründen edinmek isterseniz lunayasamdonguleri@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Kuzucuklara şifa olsun.

***Çocuklar konusunda bir uzmanlığım yok, kadın sorunları üzerine odaklanmış bir bitkisel tıp eğiticisiyim ancak eğitimimi aldıgım hocam Dr.Aviva Romm’dan her annenin alabileceği çocuklukta görülebilecek hastalıklar ve bağışıklik için bir kısa eğitim aldım sadece. Ayrıca konu hakkında çok araştırma yapıyorum ve bitkilerle çalıştığım için karışımları hazırlayabiliyorum. Bunun haricinde konu ile ilgili herhangi bir resmi ünvanım yok, bu yazı da tıbbi bilgi yerine geçmez, teşhis ve tedavi gibi iddiaları yoktur.  Bu yazı sadece bitkilerden anlayan bir annenin kendi kızında kullandıkları üzerine deneyimlerinin paylaşımıdır.

Yeni Ritüel-Bitkilerle İnfüze Edilmiş Vücut Yağları

Bugun evde hummalı bir çalışmamız vardı. Dolunaya denk gelen bu günde bitkilerle infüze edilen yağları kurduk. Özellikle bu gece dolunay ışığı ve enerjisini alacaklar ve 1 ay boyunca zeytinyağında bekleyecekler. Bitkilerdeki tıbbi kimyasal bileşenler yağa geçecek ve cildimize sürdüğümüzde ise bu moleküller direk olarak bedenimizin derinliklerine ulaşacak. Zaman zaman ağrıyan kaslarım için kullandığım ve müthiş hissettiğim bitkilerle infüze edilmiş yağları bu yıldan itibaren düzenli olarak tüm bedenimde kullanmaya karar verdim. Böylece vajinal buhar banyolarının yanı sıra bir ritüelim daha oldu 🙂 Continue reading

Destek Çağrısı

Sonunda tüm cesaretimi toplayıp bu destek çağrısını duyuruyorum.

7 yıl yaptığım Avrupa Birliği Uzmanlığı dönemimde o süreçte yaşadığım iş stresiyle başa çıkabilmek için araştırıp bulduğum yoga derslerinin hayatımı böylesine değiştirecek bir yöne beni çekeceğini hiç tahmin etmemiştim. Hayatımda inanılmaz değişim ve dönüşümlere yol açan o dönem girdiğim yoga dersleri, beni önce yoga hocası yaptı. Ardından gelen hamile yogası hocalık eğitimim sırasında Türkiye ve Dünyadaki doğum şartlarını ve mudahaleleri öğrenmem ve bunu herkesle paylaşma güdüm Türkiye’nin ilk 5 doğuma hazırlık eğitmeninden biri yaptı beni. Kadınlarla yoğun şekilde çalışmaya başlamam da bu sürelere denk gelir (2010-2011) ve yine o zamanlarda bir grup kadın arkadaşımla Doğumda Kadın Hakları Derneği’ni kurduk. Bir dönem de başkanlığını yaptım.

E tabi bu kadar hamile kadın varken çevremde, içimdeki doğurma dürtüsü de kendini göstermeye başlamıştı. Yaklaşık 3 yıl –aralıklarla- bebek denemelerimiz oldu. Tabi zamanla bir sürü tahlil, tetkik. Hepsi normal. Açıklanamayan bir durum var ama ben bir türlü hamile kalamıyorum. Derken biz bir kararla Tayland’a yerleştik. Oradayken bir gün yolda yürürken bir okulun camına asılı olan bir ilanı gördüm ve birşey beni içeri çekti ve o gün gördüğümüz o eğitime kaydolduk. Chi Nei Tsang ve Karsai Nei Tsang eğitimleri. Continue reading

VAJİNAL BİTKİSEL BUHAR BANYOLARI

Bir süredir devam eden yeni eğitimimle buhar banyolarının gerek içeriği, gerekse de kullanım ve uygulaması ile ilgili aldığım yeni bilgiler sayesinde yeni paketler ve her duruma özel uygulama yöntemlerini oluşturmak üzere çalışıyordum. Sonunda bu yazıyla herkese rehber niteliğinde toparladım bilgileri. Deneyimli uygulayıcılar fark edecek ki uygulama sıklığı ve kullanım günlerinde değişiklikler var. Ayrıca önceden herhangi bir akut enfeksiyon durumunda bu konuda yeterli araştırma olmadığından kullanmamayı tercih ederken artık hocamın çalıştığı 600’ün üzerindeki kadından aldığı olumlu geri dönüşümlerden dolayı akut enfeksiyonda da kullanabileceğimize güvenir oldum. Bu da önemli değişikliklerden biri. Continue reading

Hormonal Doğum Kontrol Yöntemlerinin Sorunları

2 gün önce hocalarımdan biri olan Dr. Aviva Romm’un (kendisi hem Yale mezunu bir doktor, hem de 30 yıllık bir ebe ve bitkisel tıp uzmanı) bir sitedeki yeni söyleşisini okudum. Okur okumaz da çevirmemiz gerektiğine karar verdim. Aviva’nın bu konudaki akıcı, net ve öz ifadelerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını istedim. Sevgili İlknur Urkun Kelso da sağolsun hemen çeviriverdi.

Buyurun…

Hormonal Doğum Kontrol Yöntemlerinin Sorunları: Dr. Aviva Romm ile Söyleşi*

İşlevsel tıp doktoru ve hormon uzmanı Dr. Aviva Romm, hormonal doğum kontrol yöntemlerinin sağlığımıza etkilerini ve bu konuda ne yapmamız gerektiğini anlattı.

15 ile 44 yaş arası Amerikalı kadınların neredeyse üçte ikisi farklı gebelikten korunma yöntemlerinden birini kullanıyor ve en yaygın yöntem ağızdan alınan doğum kontrol hapları.

Hormonal doğum kontrol yöntemlerinin bu kadar çok kadın tarafından kullanılıyor olması nedeniyle bu yöntemlerden kaynaklanabilecek sorunları araştırmak istedik ve kadın sağlığı uzmanı Dr. Aviva Romm ile görüştük.

Romm bize, “Aslında özel olarak haplara karşı değilim,” dedi. “Fakat kadınların bilgiye dayalı kararlar verebilmeleri için hikâyenin tamamını duymaları gerektiğine ve maalesef çoğu zaman hikâyenin sadece bir kısmını duyduklarına inanıyorum. Kadınlara anlatılandan çok daha fazla ciddi risk söz konusu.”

Romm’un hormonal doğum kontrol yöntemleriyle ilgili görüşlerini aşağıda bulacaksınız. Continue reading

Bedenin Sağlıklı İşleyişi ve Bu İşleyişe Etki Eden Süreçler

Kadin sagligiyla ilgili konular basta olmak uzere sindirim, ureme ve sinir sistemleri uzerinden ilerleyen bir masaj ve manuel terapi teknigi olan Arvigo® Terapisinin bedene butuncul sifa saglamayi amaçladığını, kan, lenf, sinir ve enerji akisini açtığını ve boylece icdengeyi düzenlediğini hep anlatıyorum danışanlarıma ve çevremdekilere.

Idrar yollari enfeksiyonlarindan, menslerde pihtilara, mens esnasinda asiri kanamalara, tekrarlayan dusuklere, zor dogumlara, agrili menslere, rahim sarkmasi, endometriosis, fibroid, kist ve basagrilarina, gec-erken-duzensiz menslere, bel agrilarina, menopoz semptomlarina, yumurtlamaya, pms’e, pelvik agrilara, polikistik over sendromuna, vajinal enfeksiyonlara, varislere, erkeklerde prostat, ereksiyon, idrar yollari sorunlarina, sindirim sorunlarina, rahatsiz bagirsak sendromuna, ishal ve kabizliga, refluye, besin alerjilerine, gecirgen bagirsak sendromundan dogurganlik sorunlarina ve kadinlari hamilelikleri surecinde desteklemeye kadar uzanan turlu konularda Arvigo® Maya Abdominal Terapi Teknikleri’nin sifasi icin calisabiliyoruz diyoruz.

Peki ama bedende neler olup bitiyor da enfeksiyonlar, ağrılar, tıkanıklıklar, kistler, yaralar gelişiyor? Ve tüm bunları çözebilmek için Arvigo® Terapisi nasıl çalışıyor?

Continue reading

Sık Sorulan Sorular

Yakin zamanda basladigim bitkisel tip ve Arvigo® terapisini birlikte kullandigim bireysel seanslardan harika geri donusler gelmeye basladi…Turkiye’nin farkli kentlerinden (Iskenderun, Denizli, Izmir, Konya, Kocaeli, Istanbul, Datca ilk aklima gelenler) Ankara’ya seanslara gelen, blog paylasimlarimdaki onerileri uygulayan ya da vajinal buhar banyolarini kullanan kadinlarin deneyimlerini okumak inanılmaz mutlu ediyor beni.

Kadınların yaşam döngülerinin sağlıklarını kendi ellerine alma niyetleriyle seanslara gelmelerini çok önemli buluyorum. Tüm bu süreçte kapımı çalan, email atan, telefonla arayan kadınların güvenini hissettiğim için de ayrıca şükrediyorum.

Bir süre önce gerek biraz yapmak istediğim yaratıcı çalışmalara daha fazla vakit ayırabilmek gerekse kişisel alana biraz daha ihtiyaç duymamdan dolayı bundan sonra email ve mesajlara sadece Salı günleri cevap yazabileceğimi duyurmuştum. Sabrınızdan dolayı teşekkür ederim öncelikle. Continue reading

EMZIREN ANNELER ICIN BITKILER

Emzirme doneminde bitki kullanimiyla ilgili annelerden gelen yogun sorular uzerine yilin bu son yazisi hocam Dr.Aviva Romm’un (kendisi hem Yale Universitesi mezunu bir doktor, 30 yillik bir bitkisel tip uzmani ve ayni zamanda ebedir) Natural Health After Birth-The Complete Guide to Postpartum Wellness kitabinin ilgili bolumunun cevirisi oldu.

Annelere ve bebeklerine sifa olsun…

Fiziksel ve duygusal sağlığı destekleyen bazı şifalı bitkiler emziren annelerce de güvenle kullanılabilir. Hatta bu bitkilerden bazıları anne sütü miktarını ve kalitesini artırmaya da yardımcı olacaktır. Besleyici bitkiler nütritif, sinir sistemini destekleyerek stresi ve gerilimi azaltan bitkiler nervin (yatıştırıcı) ve anne sütünü arttıran bitkiler galaktagog (süt arttırıcı) olarak adlandırılırlar. Besleyici bitkiler aynı zamanda tonik (güçlendirici) de olabilirler. Şifalı bitkilerin güzel taraflarından biri aynı bitkinin birden çok iş yapabilmesi ve birden çok işleve sahip olabilmesidir. Continue reading

Doğurganlık Sorunları Üzerinde Arvigo@ Masajının Rolü

Bundan daha önceki yazılarımda yıllar önce Tayland’da aldığım Chi Nei Tsang (Abdominal Bölge Masajı) ve Karsai Nei Tsang (Vajinal Masaj) eğitimlerimden ve bu masajların nasıl 3 senedir hamile kalmaya çalışırken tek bir seansta hamile kalmamı sağladığından bahsetmiştim. Bir süredir de dünyanın öbür ucu, Belize merkezli Mayalıların şifa teknikleri olan Maya Karın ve Rahim Masajı üzerine çalışıyor ve eğitimler alıyorum. Yine önceki yazılarımda bu masaj hakkında bilgiler vermiştim. Jinekolojik sorunlar için vajinal bitkisel buhar banyolarıyla da desteklendiğinde inanılmaz şifalı bir yöntem. Mutlulukla ve gururla söylüyorum ki Kasım’dan itibaren Türkiye’deki 2 uygulayıcıdan biri olacağım. (Pek sevdiğim ve gururla çalışmalarını paylaştığım doula arkadaşlarımdan Selen Caglayık Eloglu ile birlikte)

Aşağıdaki yazı, hocalarımızın hocası Rosita Arvigo (dünyaya bu masaj yöntemini tanıtan kişi) tarafından yazılmış. Sevgili İlknur Urkun Kesko ise blogum için çevirisi yaptı.

Masajın jinekolojik sorunların ötesinden doğurganlıkla ilgili sorunlara nasıl şifa olduğunu detaylarıyla anlatmış Rosita, buyurun… Continue reading