Hormonal Doğum Kontrol Yöntemlerinin Sorunları

2 gün önce hocalarımdan biri olan Dr. Aviva Romm’un (kendisi hem Yale mezunu bir doktor, hem de 30 yıllık bir ebe ve bitkisel tıp uzmanı) bir sitedeki yeni söyleşisini okudum. Okur okumaz da çevirmemiz gerektiğine karar verdim. Aviva’nın bu konudaki akıcı, net ve öz ifadelerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını istedim. Sevgili İlknur Urkun Kelso da sağolsun hemen çeviriverdi.

Buyurun…

Hormonal Doğum Kontrol Yöntemlerinin Sorunları: Dr. Aviva Romm ile Söyleşi*

İşlevsel tıp doktoru ve hormon uzmanı Dr. Aviva Romm, hormonal doğum kontrol yöntemlerinin sağlığımıza etkilerini ve bu konuda ne yapmamız gerektiğini anlattı.

15 ile 44 yaş arası Amerikalı kadınların neredeyse üçte ikisi farklı gebelikten korunma yöntemlerinden birini kullanıyor ve en yaygın yöntem ağızdan alınan doğum kontrol hapları.

Hormonal doğum kontrol yöntemlerinin bu kadar çok kadın tarafından kullanılıyor olması nedeniyle bu yöntemlerden kaynaklanabilecek sorunları araştırmak istedik ve kadın sağlığı uzmanı Dr. Aviva Romm ile görüştük.

Romm bize, “Aslında özel olarak haplara karşı değilim,” dedi. “Fakat kadınların bilgiye dayalı kararlar verebilmeleri için hikâyenin tamamını duymaları gerektiğine ve maalesef çoğu zaman hikâyenin sadece bir kısmını duyduklarına inanıyorum. Kadınlara anlatılandan çok daha fazla ciddi risk söz konusu.”

Romm’un hormonal doğum kontrol yöntemleriyle ilgili görüşlerini aşağıda bulacaksınız.

Experience Life | Hormonal doğum kontrol yöntemleri genel sağlığımızı nasıl etkiler?

Aviva Romm | Bu yöntemler esasen vücudunuzu hamile olduğuna inandırır. Gebelik hormonları bize kilo aldırır, bizi duygusallaştırır ve uyku düzenimizi değiştirir.

Hamile kadınların verdikleri bir olumlu geri bildirim vardır ve bu doğum kontrol yöntemlerinde de başlangıçta gözlemlediğimiz bir durumdur: Bu kadınların ciltleri güzelleşir. Bir de 10 ay boyunca adet görmezler.

Fakat hamilelikte yaşanan ve gözle görülmeyen bazı şeyler de doğum kontrolü kullanımında yaşanır. Aradaki fark, doğum kontrolü kullandığınızda bedeninizin bunları doğal yollarla telafi etmemesidir. Örneğin duygu durumunuz bozulur, hatta depresyona girebilirsiniz.

Ayrıca hamileyken bedeniniz kan şekerini kullanma şeklini değiştirerek sizi doğal olarak insüline daha dirençli kılar. Hamilelikte bunun olmasının sebebi bedeninizin bebeğe daha fazla kan şekeri ulaştırarak onu beslemeye çalışmasıdır. Dolayısıyla bu şekeri annenin hücreleri almaz, vücut bunu engeller ve böylece büyümekte olan bebeğe daha fazla şeker, daha fazla enerji ve yakıt gider. Hamile olmadığınızda ise bu şekerin gidebileceği bir yer yoktur, doğum kontrol yöntemlerini kullanırken insüline dirençli hale gelirsiniz ve kolesterolünüz yükselir.

Hamilelikte doğal olarak yaşanırken doğum kontrolünde zorla gerçekleşen bir diğer şey ise antikoagülasyondur: Kanınız daha fazla pıhtılaşır. Hamilelikte bunun olmasının sebebi doğumda normal olarak bir miktar kan kaybı olmasıdır ve bedeniniz bu yolla sizi aşırı kan kaybından korumaya çalışır. Fakat hamile olmadığınızda ve bunun yaşanması için geçerli bir sebep yokken gereksiz yere pıhtılaşma riskiniz artar ve bu, doğum kontrolünün her yaştan kadında ölümle sonuçlanabilen en ciddi etkilerinden biridir.

Hormonal doğum kontrol yöntemleri enflamasyonu da arttırır. Mikrobiyomunuzu etkiler. B vitamini depolarınızı ciddi düzeyde tüketir. Yani kadınlar için sağlıksız denebilecek ve tehlikeli olabilecek çeşitli etkileri vardır.

EL | Hormonal doğum kontrol yöntemlerinin uzun vadeli etkileri var mı?

AR | Kesinlikle var. İnsülin direnci ve yüksek kolesterol hapı bıraksanız bile kalıcı olabilir.

Uzun süredir doğum kontrolü kullanan ve bana danışan çoğu kadının hapı bıraktıktan sonra döngülerinin normale dönmesi bir yıla kadar sürebiliyor. Sadece altı aydır hap kullananlarda bile bu kadar uzun sürebiliyor. Doğum kontrolünü hamile kalmak istediği için bırakan biri için bu gerçekten zor bir durum olabiliyor. Kesinlikle doğurganlığı geciktirme etkisi var.

Yine danışanlarım arasında, hap kullanmaya başlamadan önce ciltleri oldukça iyi ya da bölgesel ya da döngüsel olarak çok az akneleri olup, hapı bıraktıktan sonra altı hafta içinde çene ve çevresinde ciddi kistli akne yaşayan pek çok kadın var. Bu özellikle östrojen içeren haplarda yaşanan bir sorun.

Ayrıca ağızdan alınan gebelik önleyicileri kullanan kadınların otoimmün rahatsızlık yaşama ihtimalinin kullanmayanlara göre çok daha yüksek olduğunu, yaklaşık %30-50 oranında daha fazla olduğunu biliyoruz.

Diyelim 20-26 yaşları arasında doğum kontrol hapı kullandınız (bu yaygın bir yaş aralığı) ve bıraktınız. 32 yaşınıza geldiğinizde ise bir otoimmün rahatsızlığı ortaya çıktı. Haşimoto, lupus ya da eklem iltihabı yaşadınız. ;Bu ikisiarasında aslında çok net bir ilişki olsa da çoğu doktor otoimmün hastalıklarla doğum kontrol hapları arasındaki ilişkiyi bilmiyor. Dolayısıyla bazı uzun vadeli sonuçlar tamamen göz ardı edilebiliyor.

EL | Haplar ile depresyon arasındaki ilişkiden biraz daha bahseder misiniz?

AR |  JAMA dergisindeki bir araştırmaya göre kombine doğum kontrol hapı kullanan kadınların antidepresan kullanma ihtiyacı duyma ihtimali %23 daha yüksektir. Bu araştırma Danimarka’da yürütülmüştür ve 15-34 yaş arası bir milyon kadın 13 yıl boyunca takip edilmiştir.

Bu kadınların çoğu ilk kez antidepresana ihtiyaç duymuşlardır. Yani daha önce de depresyonda olup hap kullanmaya başlamış ve birden depresyon teşhisi konmuş değillerdir. Araştırmada özellikle bu depresyonun hap kullanımıyla ortaya çıkması olgusu tartışılmaktadır.

Antidepresana ihtiyaç duyma ihtimali sadece progestin kullanan kadınlarda %34 ve ergenlik dönemindeki kadınlarda %80 daha yüksek bulunmuştur.

Yani ağız yoluyla gebelik önleyici alan kadınların antidepresan kullanma ihtimali çok çok daha yüksek çıkmıştır ve bu sadece bir araştırmanın bulgusudur. Bir diğer araştırma ise 13 başka araştırmayı derlemiş ve kişisel ya da aile geçmişinizde akıl sağlığı sorunları varsa, özellikle yüksek progestin iceren haplarda, psikiyatrik yan etkilerin görülme olasılığının daha yüksek olduğunu tespit etmiştir.

EL | Doğum kontrol yöntemleri doğurganlığı nasıl etkiliyor?

AR | Başlıca etkisi hap sonrası amenoreye yol açma eğilimidir. Amenore adet görmemek ya da ne zaman doğurgan olduğunuzu tespit edemeyeceğiniz kadar düzensiz adet görmektir ve bu da hamile kalmayı zorlaştırır. Genellikle bir yıl ya da daha kısa bir sürede adetiniz düzene girer. Haplar kısırlığa sebep olmaz ama bir süre için hamile kalmayı zorlaştırır.

RIA (Rahim İçi Araç) taktırdığınızda ise araç çıkarıldığı gün hamile kalabilirsiniz ve hamilelikte herhangi bir soruna yol açmaz.

EL | Kadınların büyük bir bölümü hormonal doğum kontrol yöntemlerini gebelik önleme dışında amaçlarla kullanıyor; bu konuda sizin görüşünüz nedir?

AR | En yaygın sebepler akne, polikistik over sendromu ya da çok ağrılı endometriyozis ve doğum kontrol hapları buna karşı etkili olabiliyor.

Polikistik over sendromunda erkek hormonlarını azaltmaya yarayabiliyor. Öngörülebilir dozlarda hormon aldığınız için evet, hormonlarınızı düzenliyor; fakat yine de aynı yan etkileri yaşıyorsunuz. Polikistik over sendromu durumunda yaşanan ironi ise bunun metabolik bir sendrom olması. Yani zaten insülin direncinin söz konusu olduğu bir durum. Dolayısıyla haplar yüksek testosteron konusunda faydalı olurken insülin direncini daha da arttırabilir ve dolayısıyla durumunuzu daha da kötüleştirebilir.

Akne konusunda, [hormonal doğum kontrolü] gerçekten faydalı olabiliyor ve kistli akne ya da ciddi akneler bile kadınlar için toplumsal olarak ciddi travma sebebi olabiliyor. Kadınların neden bunu tercih ettiklerini anlayabiliyorum. Ama bu gerçekten içeriden bir iyileşme sağlamıyor. İnsülin direnci, kan şekeri dengesizliği ve hormonal dengesizlikler uzun vadede akne sorununuzu arttırabiliyor ve az önce bahsettiğim gibi daha önce akne sorunu yaşamamış pek çok kadın danışanım hormonal doğum kontrolünü bıraktıktan sonra ciddi akne sorunu yaşıyor.

Endometriyoziste ağrılar çok ciddi olabiliyor ve yaşam kalitesi son derece olumsuz etkilenebiliyor. Fakat normal doğum kontrol ilaçlarını kullanmak sorunun kökenine inmek yerine sadece belirtileri kontrol altına alıyor ya da hormonları düzenliyor.

EL | Bu rahatsızlıkların tedavisi için kadınlara önerdiğiniz yöntemler var mı?

AR | Tabii, bu rahatsızlıkların tedavisi için bütüncül protokoller var ve her biri birbirinden biraz farklı. Ama genel yaklaşım sorunun kökenine inmek olmalı.

Sağlığımızı etkileyen ve üzerinde çalışabileceğimiz yaygın sebepler nelerdir? Mikrobiyomumuzun sağlığı için çalışmak. Diyetinizin mümkün olduğunca temiz olması. Günde en az bir kez düzgün bağırsak faaliyeti. Karaciğerin detoksifikasyon sisteminin iyi çalıştığından ve vücudun bu işlemi desteklemek için ihtiyaç duyulan tüm besinleri aldığından emin olmak.

dogum-kontrol-yontemleri

EL | Hormonal yöntemler yerine önerdiğiniz başlıca doğal alternatif nedir?

AR | Aslında birden çok yaklaşım mevcut. İnvasif olmayan bir yaklaşım arıyorsanız prezervatif ve doğal aile planlaması yöntemini birleştirmenizi öneririm. Yani döngünüzü takip etmek, doğurganlık dönemini tespit etmek ve bu dönemde birleşmeden kaçınmak ya da prezervatif kullanmak. Prezervatif doğru kullanıldığı müddetçe doğal aile planlaması yöntemleri %97 başarılıdır. Bu oran hormonal yöntemlerin başarı oranına çok yakındır.

Diyafram kullanabilirsiniz. Fakat diyaframlar öncelikle biraz uğraştırıcıdır. İkincisi ne zaman takıp ne zaman çıkaracağınızı planlamak gerekir. Üçüncüsü jeller, spermisitler ve benzeri toksik şeyler kullanmanız gerekir.

Diğer seçenek RİA. RİA şu an Batı yarımkürede en yaygın gebelik önleme yöntemi. Avrupalı kadınlar bunları çok kullanıyorlar. Biraz daha zahmetli ama işe yarıyor ve doğru takılması gerekiyor. Bir yere gidip taktırmanız gerekiyor. Kilonuz değişirse vajina kanalınızın boyutları da değişiyor ve ayarlama yaptırmanız gerekiyor. Doğum yaparsanız ayarlama yaptırmanız gerekiyor.

1970’lerde piyasaya sürülen Dalkon Shield adlı korkunç bir RİA vardı. Öyle tasarlanmıştı ki bakterilere davetiye çıkarıyordu ve ciddi rahim içi enfeksiyonlara ve ölüme sebep oluyordu. Bu yüzden benim kuşağım bu araçlara karşı mesafeli; ama şu an kullanılan teknoloji çok etkili.

RİA’daki sorun kadınların bunları taktırmaya korkmaları ve bunu anlayabiliyorum çünkü hepimiz bir rahim yırtılması ya da yürüyen RİA hikâyesi duymuşuzdur. Taktırması da zor. Ben hiç kullanmadım ama pek çok kadına taktım ve ne kadar dikkatli olmaya çalışsam da rahatsızlık verdiğini gördüm. Kadınların %50’si ilk altı ayda düzensiz kanama ve artan kramplardan şikâyet ediyorlar. Taktığımız araçların pek çoğunu çıkartmak durumunda kaldık ve herkesin sağlık sigortası bunu karşılamadığı için de pahalı bir işlem oluyor. En önemli engel bu diyebilirim.

Fakat bu ilk altı aya tahammül edebilen kadınlar çok memnun kalıyorlar. Hormonlu olan Mirena ya da hormonsuz bakır araçlar kullanabilirsiniz. Bakır RİA’nın ömrü 10 yıl ve araştırmalara göre 12 yıla kadar kullanılabiliyor. Tamamen zararsız ve çok etkili.

EL | RİA nasıl çalışıyor?

AR | Bakır RİA’lar lokal bir tahriş ve enflamasyon yaratıyorlar ve bu da kimyasal olarak rahmin iç duvarını değiştiriyor, hamilelik için uygun olmayan bir ortam yaratıyor.

Mirena da aynı şeyi yapıyor. Ayrıca biraz da lokal hormonal etkisi var. Ciddi sistemik bir etki değil ama etkisi var. Hormonlu olan araçları beş yıl kullanabiliyorsunuz ama yine araştırmalara göre yedi yıla kadar gebelik önleyici etkisi sürüyor.

EL | Doğum kontrolüyle ilgili eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

AR | Bu dengeyi sağlamak kolay değil, değil mi? 21 yaşındaki üniversite öğrencilerinde korkunç edrometriyozis vakaları görüyorum. Bu kadınlar hayatlarına devam etmek istiyorlar ve iyi gelen tek şey doğum kontrol hapları oluyor. Ancak alternatifler konusunda birlikte çalışabileceğiniz birini bulursanız harika sonuçlar elde edilebiliyor. Sözünü ettiğim şeyler, diyetinizi temizlemek, mikrobiyomlarınızla çalışmak, detoksifikasyonu desteklemek; bunların hepsi jinekolojik, iltihabi ya da kan şekeri dengesizlikleri sorunlarında gerçekten faydalı oluyor.

Herhangi bir sebeple hap kullanma ihtiyacı hissediyorsanız kan şekerinizin sağlıklı bir düzeyde kalmasına çok dikkat etmek gerekiyor. Kolesterolünüzü normal seviyede tutun. Multivitamin kullanın ve mutlaka bir B vitamini kompleksi ve bir probiyotik kullanın. Belirti ve yan etkiler konusunda tetikte olun. Depresyona girerseniz antidepresan çözüm olmayacaktır. Özellikle zaten metabolik sendromları olan, aşırı kilolu, sigara içen ya da MTHFR (kalıtsal pıhtılaşma bozukluğu) ya da pıhtılaşma sorunu olan kadınlarda, çözüm doğum kontrol hapını bırakmak olacaktır.

*Yazının orijinali için: https://experiencelife.com/article/hormonal-birth-control-aviva-romm/

 

Bedenin Sağlıklı İşleyişi ve Bu İşleyişe Etki Eden Süreçler

Kadin sagligiyla ilgili konular basta olmak uzere sindirim, ureme ve sinir sistemleri uzerinden ilerleyen bir masaj ve manuel terapi teknigi olan Arvigo® Terapisinin bedene butuncul sifa saglamayi amaçladığını, kan, lenf, sinir ve enerji akisini açtığını ve boylece icdengeyi düzenlediğini hep anlatıyorum danışanlarıma ve çevremdekilere.

Idrar yollari enfeksiyonlarindan, menslerde pihtilara, mens esnasinda asiri kanamalara, tekrarlayan dusuklere, zor dogumlara, agrili menslere, rahim sarkmasi, endometriosis, fibroid, kist ve basagrilarina, gec-erken-duzensiz menslere, bel agrilarina, menopoz semptomlarina, yumurtlamaya, pms’e, pelvik agrilara, polikistik over sendromuna, vajinal enfeksiyonlara, varislere, erkeklerde prostat, ereksiyon, idrar yollari sorunlarina, sindirim sorunlarina, rahatsiz bagirsak sendromuna, ishal ve kabizliga, refluye, besin alerjilerine, gecirgen bagirsak sendromundan dogurganlik sorunlarina ve kadinlari hamilelikleri surecinde desteklemeye kadar uzanan turlu konularda Arvigo® Maya Abdominal Terapi Teknikleri’nin sifasi icin calisabiliyoruz diyoruz.

Peki ama bedende neler olup bitiyor da enfeksiyonlar, ağrılar, tıkanıklıklar, kistler, yaralar gelişiyor? Ve tüm bunları çözebilmek için Arvigo® Terapisi nasıl çalışıyor?

Continue reading

Sık Sorulan Sorular

Yakin zamanda basladigim bitkisel tip ve Arvigo® terapisini birlikte kullandigim bireysel seanslardan harika geri donusler gelmeye basladi…Turkiye’nin farkli kentlerinden (Iskenderun, Denizli, Izmir, Konya, Kocaeli, Istanbul, Datca ilk aklima gelenler) Ankara’ya seanslara gelen, blog paylasimlarimdaki onerileri uygulayan ya da vajinal buhar banyolarini kullanan kadinlarin deneyimlerini okumak inanılmaz mutlu ediyor beni.

Kadınların yaşam döngülerinin sağlıklarını kendi ellerine alma niyetleriyle seanslara gelmelerini çok önemli buluyorum. Tüm bu süreçte kapımı çalan, email atan, telefonla arayan kadınların güvenini hissettiğim için de ayrıca şükrediyorum.

Bir süre önce gerek biraz yapmak istediğim yaratıcı çalışmalara daha fazla vakit ayırabilmek gerekse kişisel alana biraz daha ihtiyaç duymamdan dolayı bundan sonra email ve mesajlara sadece Salı günleri cevap yazabileceğimi duyurmuştum. Sabrınızdan dolayı teşekkür ederim öncelikle. Continue reading

EMZIREN ANNELER ICIN BITKILER

Emzirme doneminde bitki kullanimiyla ilgili annelerden gelen yogun sorular uzerine yilin bu son yazisi hocam Dr.Aviva Romm’un (kendisi hem Yale Universitesi mezunu bir doktor, 30 yillik bir bitkisel tip uzmani ve ayni zamanda ebedir) Natural Health After Birth-The Complete Guide to Postpartum Wellness kitabinin ilgili bolumunun cevirisi oldu.

Annelere ve bebeklerine sifa olsun…

Fiziksel ve duygusal sağlığı destekleyen bazı şifalı bitkiler emziren annelerce de güvenle kullanılabilir. Hatta bu bitkilerden bazıları anne sütü miktarını ve kalitesini artırmaya da yardımcı olacaktır. Besleyici bitkiler nütritif, sinir sistemini destekleyerek stresi ve gerilimi azaltan bitkiler nervin (yatıştırıcı) ve anne sütünü arttıran bitkiler galaktagog (süt arttırıcı) olarak adlandırılırlar. Besleyici bitkiler aynı zamanda tonik (güçlendirici) de olabilirler. Şifalı bitkilerin güzel taraflarından biri aynı bitkinin birden çok iş yapabilmesi ve birden çok işleve sahip olabilmesidir. Continue reading

Doğurganlık Sorunları Üzerinde Arvigo@ Masajının Rolü

Bundan daha önceki yazılarımda yıllar önce Tayland’da aldığım Chi Nei Tsang (Abdominal Bölge Masajı) ve Karsai Nei Tsang (Vajinal Masaj) eğitimlerimden ve bu masajların nasıl 3 senedir hamile kalmaya çalışırken tek bir seansta hamile kalmamı sağladığından bahsetmiştim. Bir süredir de dünyanın öbür ucu, Belize merkezli Mayalıların şifa teknikleri olan Maya Karın ve Rahim Masajı üzerine çalışıyor ve eğitimler alıyorum. Yine önceki yazılarımda bu masaj hakkında bilgiler vermiştim. Jinekolojik sorunlar için vajinal bitkisel buhar banyolarıyla da desteklendiğinde inanılmaz şifalı bir yöntem. Mutlulukla ve gururla söylüyorum ki Kasım’dan itibaren Türkiye’deki 2 uygulayıcıdan biri olacağım. (Pek sevdiğim ve gururla çalışmalarını paylaştığım doula arkadaşlarımdan Selen Caglayık Eloglu ile birlikte)

Aşağıdaki yazı, hocalarımızın hocası Rosita Arvigo (dünyaya bu masaj yöntemini tanıtan kişi) tarafından yazılmış. Sevgili İlknur Urkun Kesko ise blogum için çevirisi yaptı.

Masajın jinekolojik sorunların ötesinden doğurganlıkla ilgili sorunlara nasıl şifa olduğunu detaylarıyla anlatmış Rosita, buyurun… Continue reading

Yeri Değişmiş ya da Sarkmış Rahim ile Pelvik Taban Sorunları Üzerine (ve Ikınmanın Etkileri)

Bugün kadınları ilgilendiren sorunlardan ikisini inceleyip bir de tanıtım/duyuru yapacağız 🙂 

Bunlardan biri pelvik taban sorunları diğeri ise (ki bu pelvik taban sorunları kapsamında) rahmin olması gerektiği yerde olmaması ya da sarkması.

Kadınların üçte biri ya da daha fazlası pelvik taban sağlığı ile ilgili problemler yaşarken yine kadınların en az %80’inin rahmi olması gerektiği yerde değil. Rahim öne, arkaya, yana yatmış veya aşağıya vajinal bölgeye doğru sarkmış durumda. Ve bu sarkma sorunu sadece ileri yaşlarda olan ya da doğum yapmış kadınlara özgü bir durum değil.

Mayalı ebeler ve şifacılar, kadın rahatsızlıklarının çoğunun olması gerektiği yerde olmayan bir rahimden kaynaklandığı konusunda hemfikirler. Normal olarak rahim, pelvisin ortasında, pubik kemiğinin yaklaşık 3.5-4 cm üzerinde, idrar torbasına hafifçe yaslanmış olarak durur. Rahmin bu konumu kaslar, vajen duvarı ve rahimi pelvisin ön, arka ve yan duvarlarına bağlayan ligamentler tarafından sağlanır ve korunur. Rahim ligamentleri, içerde fetüsün büyümesine olanak verecek şekilde esneyebilmekte, ayrıca idrar torbası veya kalın bağırsaklar dolu olduğunda da serbestçe hareket edebilmektedirler. Bu ligamentler ve kaslar zayıflayıp gevşeyerek rahmin aşağıya doğru sarkmasına; öne, arkaya ya da her iki yana doğru yatmasına sebep olabilirler. Bu pozisyonların herhangi birinde gözlemlenen rahim, sarkmış veya eğilmiş olarak tanımlanmaktadır. Continue reading

Hormonal Dengeyi Sağlamak için Tohum ve Çekirdek Rotasyonu

Karaciğerlerimizin aslında bedenimizde dengeyi sağlamakla, detoks yapmakla ve hormonları metabolize etmekle harika bir iş yapmakta ama karaciğerimiz optimal seviyede çalışmadığında, östrojenin bedenden atılımı yavaşlamakta ve bu da hormonların bedenimizde tekrar dolaşımına (*) sebep olup istenmeyen semptomlara neden olmaktadır.

Bundan uzun zaman öncesine kadar kadınlar hem daha erken hamile kalarak hem de daha uzun süre emzirerek doğal östrojene daha az maruz kalmışlardır. Buna ek olarak atalarımıza kıyasla çok daha az fiziksel aktivite içerisindeyiz, diğer yandan zenöstrojenler (östrojen taklidi yapan yapay hormonlar) ve endokrin sistemin gelişimi ve fonksiyonunu değiştiren endokrin bozuculara daha fazla maruz kalıyoruz. Tüm bunlar da hormonal ekolojimizin bozulmasına sebep oluyor.

Birçok kadın şişkinlik, sancılar, bel ağrısı, migren ve yorgunluk gibi PMS semptomlarını sürecin “normal” bir parçası olarak kabul edip hayatlarına devam etmeye çalışıyor. Oysa ki bunlar sürecin normal bir parçası değil, hormonal dengesizliğin işaretleridir. Continue reading

SAĞLIKLI MENSTRUAL DÖNGÜLER ATÖLYELERİNDEN NE BEKLEYEBİLİRSİNİZ?

Periyodumuz aslında sadece periyodumuz olmaktan öte sağlığımızın da bir ifadesi. Sağlıklı olduğumuzda periyodumuz da düzenli, yumuşak ve semptomsuz şekilde yaşanıyor. Sağlıkla ilgili sorunlar yaşadığımızda ise periyodumuz bir şekilde bunu ifade ediyor. Yani bir şekilde periyodumuz aylık sağlık durumumuzdur. Her ay bizimle ve sağlığımızla ilgili oldukça önemli bilgiler verir.

Menstruasyonla ilgili herhangi bir sorun yaşadığımızda konvansiyonel tıbbın menstruasyon problemlerine bakış açışı genelde şöyledir:

Menstruasyon sorunları –> Hamile kalmaya çalışıyor musunuz? –> Hayır ise Doğum Kontrol Hapı / Evet ise Doğurganlık Hapları

Ancak doğum kontrol hapları yara bandı çözümleridir aslında. Doğum kontrol hapları yumurtalık fonksiyonlarını baskılayıcı güçlü sentetik pseudo-hormonlardır. Kombine oral kontraseptif doğum kontrol hapları ethinylestradiol ve progestin içeren tabletlerdir. Güçlü sentetik östrojen hormonu sayesinde sivilce ve akneleri temizler. Geri çekilme kanaması yaratarak aslında mens görmüyorken, mens gördüğünüzü sanmanıza neden olur. Hormonlarınızı baskılayarak aslında yaşadığınız sorunları baskılar. Continue reading

Menstrual Döngülerimizle Uyumlu Yaşamak

İki gün önce facebook hesabımdan, kadın arkadaşlarıma kadın enerjileriyle bağlantıda kalmak, içgüdülerine güvenmek ve kadınsı bilgeliklerini ortaya çıkarmak için neler yaptıklarını, ne gibi pratiklerleri ya da ritüelleri olduğunu sordum.

Gelen cevapların her biri birbirinden ilham verici ve heyecanlandırıcıydı. Umuyorum ki mesajları okuyan diğer kadınlar için de aynı derecede ilham verici olmuştur. Her birini not ettim bir kenara. Çokça yazdık, konuştuk ama belli başlıklar halinde aktaracak olursam gelen cevaplar arasında kadın çemberleri açmak, çemberlere dahil olmak, rahimleriyle konuşmak, rahim meditasyonları yapmak, rüya günlükleri tutmak, yazmak, dans etmek, toprağa kanlarını bırakmak, doğayla ilişkide olmak, ayla uyumlu yaşamak, sevişmek, doğurmak, emzirmek, dua etmek, sunaklar hazırlamak, evlerini temizlemek, nefes çalışmak, doğumlara yardım etmek, hayal kurmak, kapris yapmak, kapılarının açılmasına, bardaklarının doldurulmasına izin vermek, tarot kartlarıyla çalışmak, Kurtlarla Koşan Kadınlar’ı okumak, eril yanlarını keşfetmek, eril ve dişil yanlarını onurlandırmak, hamamlara gitmek, bitkilerle çalışmak ve ay günlüğü tutmak vardı.

Benimse bir süredir dişil enerjimle bağlantıda olmak ve kadın bilgeliğimi ortaya çıkarmak (ya da iç sesime daha da güven duymak) için üzerinde yoğunlaştığım konu rahim ve menstruasyon. Kendi bedenimde araştırmaya başladığım ve dişil enerjimle bağlantımı kuvvetlendirmek üzere yaptığım uygulamalardan birisi Ay Günlüğü tutmak ve döngülerimi daha yakından incelemek. Continue reading

Maya Uterine Massage for Women

Today’s post is about the manual therapies that I myself have also benefited from. It might a bit lengthy, but hold on, useful information is coming up 🙂

A while ago, I’ve signed up for a 400-hour course, Herbal Medicine for Women, taught by world-renowned midwife, herbalist and Yale MD, Aviva Romm. It is a very comprehensive training program on herbal treatment methods of health conditions faced by women through all the stages of womanhood from menarche to menopause (including fertility, childbirth and postpartum period). Beyond the approach of “oh, just drink this herbal tea, it will be good for your health”, this training teaches us to approach the aforesaid issues from a holistic perspective and also support the recovery period in all aspects of healing, and encourages us to include it into our practice. (Tools such as stress management, nutrition and manual therapies are also included in the training program.) Continue reading

options_framework_theme Theme by NUDGE MEDIA DESIGN.