Hormonal Doğum Kontrol Yöntemlerinin Sorunları

2 gün önce hocalarımdan biri olan Dr. Aviva Romm’un (kendisi hem Yale mezunu bir doktor, hem de 30 yıllık bir ebe ve bitkisel tıp uzmanı) bir sitedeki yeni söyleşisini okudum. Okur okumaz da çevirmemiz gerektiğine karar verdim. Aviva’nın bu konudaki akıcı, net ve öz ifadelerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını istedim. Sevgili İlknur Urkun Kelso da sağolsun hemen çeviriverdi.

Buyurun…

Hormonal Doğum Kontrol Yöntemlerinin Sorunları: Dr. Aviva Romm ile Söyleşi*

İşlevsel tıp doktoru ve hormon uzmanı Dr. Aviva Romm, hormonal doğum kontrol yöntemlerinin sağlığımıza etkilerini ve bu konuda ne yapmamız gerektiğini anlattı.

15 ile 44 yaş arası Amerikalı kadınların neredeyse üçte ikisi farklı gebelikten korunma yöntemlerinden birini kullanıyor ve en yaygın yöntem ağızdan alınan doğum kontrol hapları.

Hormonal doğum kontrol yöntemlerinin bu kadar çok kadın tarafından kullanılıyor olması nedeniyle bu yöntemlerden kaynaklanabilecek sorunları araştırmak istedik ve kadın sağlığı uzmanı Dr. Aviva Romm ile görüştük.

Romm bize, “Aslında özel olarak haplara karşı değilim,” dedi. “Fakat kadınların bilgiye dayalı kararlar verebilmeleri için hikâyenin tamamını duymaları gerektiğine ve maalesef çoğu zaman hikâyenin sadece bir kısmını duyduklarına inanıyorum. Kadınlara anlatılandan çok daha fazla ciddi risk söz konusu.”

Romm’un hormonal doğum kontrol yöntemleriyle ilgili görüşlerini aşağıda bulacaksınız.

Experience Life | Hormonal doğum kontrol yöntemleri genel sağlığımızı nasıl etkiler?

Aviva Romm | Bu yöntemler esasen vücudunuzu hamile olduğuna inandırır. Gebelik hormonları bize kilo aldırır, bizi duygusallaştırır ve uyku düzenimizi değiştirir.

Hamile kadınların verdikleri bir olumlu geri bildirim vardır ve bu doğum kontrol yöntemlerinde de başlangıçta gözlemlediğimiz bir durumdur: Bu kadınların ciltleri güzelleşir. Bir de 10 ay boyunca adet görmezler.

Fakat hamilelikte yaşanan ve gözle görülmeyen bazı şeyler de doğum kontrolü kullanımında yaşanır. Aradaki fark, doğum kontrolü kullandığınızda bedeninizin bunları doğal yollarla telafi etmemesidir. Örneğin duygu durumunuz bozulur, hatta depresyona girebilirsiniz.

Ayrıca hamileyken bedeniniz kan şekerini kullanma şeklini değiştirerek sizi doğal olarak insüline daha dirençli kılar. Hamilelikte bunun olmasının sebebi bedeninizin bebeğe daha fazla kan şekeri ulaştırarak onu beslemeye çalışmasıdır. Dolayısıyla bu şekeri annenin hücreleri almaz, vücut bunu engeller ve böylece büyümekte olan bebeğe daha fazla şeker, daha fazla enerji ve yakıt gider. Hamile olmadığınızda ise bu şekerin gidebileceği bir yer yoktur, doğum kontrol yöntemlerini kullanırken insüline dirençli hale gelirsiniz ve kolesterolünüz yükselir.

Hamilelikte doğal olarak yaşanırken doğum kontrolünde zorla gerçekleşen bir diğer şey ise antikoagülasyondur: Kanınız daha fazla pıhtılaşır. Hamilelikte bunun olmasının sebebi doğumda normal olarak bir miktar kan kaybı olmasıdır ve bedeniniz bu yolla sizi aşırı kan kaybından korumaya çalışır. Fakat hamile olmadığınızda ve bunun yaşanması için geçerli bir sebep yokken gereksiz yere pıhtılaşma riskiniz artar ve bu, doğum kontrolünün her yaştan kadında ölümle sonuçlanabilen en ciddi etkilerinden biridir.

Hormonal doğum kontrol yöntemleri enflamasyonu da arttırır. Mikrobiyomunuzu etkiler. B vitamini depolarınızı ciddi düzeyde tüketir. Yani kadınlar için sağlıksız denebilecek ve tehlikeli olabilecek çeşitli etkileri vardır.

EL | Hormonal doğum kontrol yöntemlerinin uzun vadeli etkileri var mı?

AR | Kesinlikle var. İnsülin direnci ve yüksek kolesterol hapı bıraksanız bile kalıcı olabilir.

Uzun süredir doğum kontrolü kullanan ve bana danışan çoğu kadının hapı bıraktıktan sonra döngülerinin normale dönmesi bir yıla kadar sürebiliyor. Sadece altı aydır hap kullananlarda bile bu kadar uzun sürebiliyor. Doğum kontrolünü hamile kalmak istediği için bırakan biri için bu gerçekten zor bir durum olabiliyor. Kesinlikle doğurganlığı geciktirme etkisi var.

Yine danışanlarım arasında, hap kullanmaya başlamadan önce ciltleri oldukça iyi ya da bölgesel ya da döngüsel olarak çok az akneleri olup, hapı bıraktıktan sonra altı hafta içinde çene ve çevresinde ciddi kistli akne yaşayan pek çok kadın var. Bu özellikle östrojen içeren haplarda yaşanan bir sorun.

Ayrıca ağızdan alınan gebelik önleyicileri kullanan kadınların otoimmün rahatsızlık yaşama ihtimalinin kullanmayanlara göre çok daha yüksek olduğunu, yaklaşık %30-50 oranında daha fazla olduğunu biliyoruz.

Diyelim 20-26 yaşları arasında doğum kontrol hapı kullandınız (bu yaygın bir yaş aralığı) ve bıraktınız. 32 yaşınıza geldiğinizde ise bir otoimmün rahatsızlığı ortaya çıktı. Haşimoto, lupus ya da eklem iltihabı yaşadınız. ;Bu ikisiarasında aslında çok net bir ilişki olsa da çoğu doktor otoimmün hastalıklarla doğum kontrol hapları arasındaki ilişkiyi bilmiyor. Dolayısıyla bazı uzun vadeli sonuçlar tamamen göz ardı edilebiliyor.

EL | Haplar ile depresyon arasındaki ilişkiden biraz daha bahseder misiniz?

AR |  JAMA dergisindeki bir araştırmaya göre kombine doğum kontrol hapı kullanan kadınların antidepresan kullanma ihtiyacı duyma ihtimali %23 daha yüksektir. Bu araştırma Danimarka’da yürütülmüştür ve 15-34 yaş arası bir milyon kadın 13 yıl boyunca takip edilmiştir.

Bu kadınların çoğu ilk kez antidepresana ihtiyaç duymuşlardır. Yani daha önce de depresyonda olup hap kullanmaya başlamış ve birden depresyon teşhisi konmuş değillerdir. Araştırmada özellikle bu depresyonun hap kullanımıyla ortaya çıkması olgusu tartışılmaktadır.

Antidepresana ihtiyaç duyma ihtimali sadece progestin kullanan kadınlarda %34 ve ergenlik dönemindeki kadınlarda %80 daha yüksek bulunmuştur.

Yani ağız yoluyla gebelik önleyici alan kadınların antidepresan kullanma ihtimali çok çok daha yüksek çıkmıştır ve bu sadece bir araştırmanın bulgusudur. Bir diğer araştırma ise 13 başka araştırmayı derlemiş ve kişisel ya da aile geçmişinizde akıl sağlığı sorunları varsa, özellikle yüksek progestin iceren haplarda, psikiyatrik yan etkilerin görülme olasılığının daha yüksek olduğunu tespit etmiştir.

EL | Doğum kontrol yöntemleri doğurganlığı nasıl etkiliyor?

AR | Başlıca etkisi hap sonrası amenoreye yol açma eğilimidir. Amenore adet görmemek ya da ne zaman doğurgan olduğunuzu tespit edemeyeceğiniz kadar düzensiz adet görmektir ve bu da hamile kalmayı zorlaştırır. Genellikle bir yıl ya da daha kısa bir sürede adetiniz düzene girer. Haplar kısırlığa sebep olmaz ama bir süre için hamile kalmayı zorlaştırır.

RIA (Rahim İçi Araç) taktırdığınızda ise araç çıkarıldığı gün hamile kalabilirsiniz ve hamilelikte herhangi bir soruna yol açmaz.

EL | Kadınların büyük bir bölümü hormonal doğum kontrol yöntemlerini gebelik önleme dışında amaçlarla kullanıyor; bu konuda sizin görüşünüz nedir?

AR | En yaygın sebepler akne, polikistik over sendromu ya da çok ağrılı endometriyozis ve doğum kontrol hapları buna karşı etkili olabiliyor.

Polikistik over sendromunda erkek hormonlarını azaltmaya yarayabiliyor. Öngörülebilir dozlarda hormon aldığınız için evet, hormonlarınızı düzenliyor; fakat yine de aynı yan etkileri yaşıyorsunuz. Polikistik over sendromu durumunda yaşanan ironi ise bunun metabolik bir sendrom olması. Yani zaten insülin direncinin söz konusu olduğu bir durum. Dolayısıyla haplar yüksek testosteron konusunda faydalı olurken insülin direncini daha da arttırabilir ve dolayısıyla durumunuzu daha da kötüleştirebilir.

Akne konusunda, [hormonal doğum kontrolü] gerçekten faydalı olabiliyor ve kistli akne ya da ciddi akneler bile kadınlar için toplumsal olarak ciddi travma sebebi olabiliyor. Kadınların neden bunu tercih ettiklerini anlayabiliyorum. Ama bu gerçekten içeriden bir iyileşme sağlamıyor. İnsülin direnci, kan şekeri dengesizliği ve hormonal dengesizlikler uzun vadede akne sorununuzu arttırabiliyor ve az önce bahsettiğim gibi daha önce akne sorunu yaşamamış pek çok kadın danışanım hormonal doğum kontrolünü bıraktıktan sonra ciddi akne sorunu yaşıyor.

Endometriyoziste ağrılar çok ciddi olabiliyor ve yaşam kalitesi son derece olumsuz etkilenebiliyor. Fakat normal doğum kontrol ilaçlarını kullanmak sorunun kökenine inmek yerine sadece belirtileri kontrol altına alıyor ya da hormonları düzenliyor.

EL | Bu rahatsızlıkların tedavisi için kadınlara önerdiğiniz yöntemler var mı?

AR | Tabii, bu rahatsızlıkların tedavisi için bütüncül protokoller var ve her biri birbirinden biraz farklı. Ama genel yaklaşım sorunun kökenine inmek olmalı.

Sağlığımızı etkileyen ve üzerinde çalışabileceğimiz yaygın sebepler nelerdir? Mikrobiyomumuzun sağlığı için çalışmak. Diyetinizin mümkün olduğunca temiz olması. Günde en az bir kez düzgün bağırsak faaliyeti. Karaciğerin detoksifikasyon sisteminin iyi çalıştığından ve vücudun bu işlemi desteklemek için ihtiyaç duyulan tüm besinleri aldığından emin olmak.

dogum-kontrol-yontemleri

EL | Hormonal yöntemler yerine önerdiğiniz başlıca doğal alternatif nedir?

AR | Aslında birden çok yaklaşım mevcut. İnvasif olmayan bir yaklaşım arıyorsanız prezervatif ve doğal aile planlaması yöntemini birleştirmenizi öneririm. Yani döngünüzü takip etmek, doğurganlık dönemini tespit etmek ve bu dönemde birleşmeden kaçınmak ya da prezervatif kullanmak. Prezervatif doğru kullanıldığı müddetçe doğal aile planlaması yöntemleri %97 başarılıdır. Bu oran hormonal yöntemlerin başarı oranına çok yakındır.

Diyafram kullanabilirsiniz. Fakat diyaframlar öncelikle biraz uğraştırıcıdır. İkincisi ne zaman takıp ne zaman çıkaracağınızı planlamak gerekir. Üçüncüsü jeller, spermisitler ve benzeri toksik şeyler kullanmanız gerekir.

Diğer seçenek RİA. RİA şu an Batı yarımkürede en yaygın gebelik önleme yöntemi. Avrupalı kadınlar bunları çok kullanıyorlar. Biraz daha zahmetli ama işe yarıyor ve doğru takılması gerekiyor. Bir yere gidip taktırmanız gerekiyor. Kilonuz değişirse vajina kanalınızın boyutları da değişiyor ve ayarlama yaptırmanız gerekiyor. Doğum yaparsanız ayarlama yaptırmanız gerekiyor.

1970’lerde piyasaya sürülen Dalkon Shield adlı korkunç bir RİA vardı. Öyle tasarlanmıştı ki bakterilere davetiye çıkarıyordu ve ciddi rahim içi enfeksiyonlara ve ölüme sebep oluyordu. Bu yüzden benim kuşağım bu araçlara karşı mesafeli; ama şu an kullanılan teknoloji çok etkili.

RİA’daki sorun kadınların bunları taktırmaya korkmaları ve bunu anlayabiliyorum çünkü hepimiz bir rahim yırtılması ya da yürüyen RİA hikâyesi duymuşuzdur. Taktırması da zor. Ben hiç kullanmadım ama pek çok kadına taktım ve ne kadar dikkatli olmaya çalışsam da rahatsızlık verdiğini gördüm. Kadınların %50’si ilk altı ayda düzensiz kanama ve artan kramplardan şikâyet ediyorlar. Taktığımız araçların pek çoğunu çıkartmak durumunda kaldık ve herkesin sağlık sigortası bunu karşılamadığı için de pahalı bir işlem oluyor. En önemli engel bu diyebilirim.

Fakat bu ilk altı aya tahammül edebilen kadınlar çok memnun kalıyorlar. Hormonlu olan Mirena ya da hormonsuz bakır araçlar kullanabilirsiniz. Bakır RİA’nın ömrü 10 yıl ve araştırmalara göre 12 yıla kadar kullanılabiliyor. Tamamen zararsız ve çok etkili.

EL | RİA nasıl çalışıyor?

AR | Bakır RİA’lar lokal bir tahriş ve enflamasyon yaratıyorlar ve bu da kimyasal olarak rahmin iç duvarını değiştiriyor, hamilelik için uygun olmayan bir ortam yaratıyor.

Mirena da aynı şeyi yapıyor. Ayrıca biraz da lokal hormonal etkisi var. Ciddi sistemik bir etki değil ama etkisi var. Hormonlu olan araçları beş yıl kullanabiliyorsunuz ama yine araştırmalara göre yedi yıla kadar gebelik önleyici etkisi sürüyor.

EL | Doğum kontrolüyle ilgili eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

AR | Bu dengeyi sağlamak kolay değil, değil mi? 21 yaşındaki üniversite öğrencilerinde korkunç edrometriyozis vakaları görüyorum. Bu kadınlar hayatlarına devam etmek istiyorlar ve iyi gelen tek şey doğum kontrol hapları oluyor. Ancak alternatifler konusunda birlikte çalışabileceğiniz birini bulursanız harika sonuçlar elde edilebiliyor. Sözünü ettiğim şeyler, diyetinizi temizlemek, mikrobiyomlarınızla çalışmak, detoksifikasyonu desteklemek; bunların hepsi jinekolojik, iltihabi ya da kan şekeri dengesizlikleri sorunlarında gerçekten faydalı oluyor.

Herhangi bir sebeple hap kullanma ihtiyacı hissediyorsanız kan şekerinizin sağlıklı bir düzeyde kalmasına çok dikkat etmek gerekiyor. Kolesterolünüzü normal seviyede tutun. Multivitamin kullanın ve mutlaka bir B vitamini kompleksi ve bir probiyotik kullanın. Belirti ve yan etkiler konusunda tetikte olun. Depresyona girerseniz antidepresan çözüm olmayacaktır. Özellikle zaten metabolik sendromları olan, aşırı kilolu, sigara içen ya da MTHFR (kalıtsal pıhtılaşma bozukluğu) ya da pıhtılaşma sorunu olan kadınlarda, çözüm doğum kontrol hapını bırakmak olacaktır.

*Yazının orijinali için: https://experiencelife.com/article/hormonal-birth-control-aviva-romm/

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir