Ağrılarla Baş Etmede İlaçlar Yerine Doğal Çözümler

Yıllardır her türlü şikayetimde ilaç kullanırken, son 5-6 yıldır ilaçları hayatımdan çıkardım. Şükür ki artık bitkiler, esansiyel yağlar ve homeopati var hayatımda. Ancak tek bir şey vardı hala kullanmaya devam ettiğim. O da ağrı kesiciler. Zırt pırt başlayan baş ağrılarımda, eklem ağrılarımda vb ağrılarda pek düşünmeden bir ağrı kesici yutuveriyordum. Ta ki, bundan 2-3 ay önce bir gün nereden çıktığını anlayamadığım ve 15 saat süren (sonunda hastanenin aciline gitmeme sebep olan ve yediğim iğneye rağmen sonlanmayan), ne yapsam hafifletemediğim korkunç mide ağrıma kadar. (Nasıl geçtiğini merak edenler için: bakınız homeopati :))

Biraz araştırdıktan sonra senelerdir vazgeçemediğim ağrı kesici kullanımının bir sonucu olduğunu fark ettim. O gün milat olmuştur.

Kronik ağrılar hayat kalitemizi oldukça etkiliyor. Baş ağrısından tutun da, bel ağrısına, eklem ağrılarına ya da menstruasyon ağrılarına kadar türlü ağrılar yaşıyoruz çoğumuz. Ancak ne yazık ki kullandığımız ağrı kesiciler hem sorunun köküne inmiyor ve yara bandı görevi yapıyor hem de bedene ciddi hasarlar veriyor.

Steroid içermeyen iltihap giderici ağrı kesiciler (NSAIDs olarak geçiyor-nonsteroidal anti-inflammatory drugs) cox 1 ve cox 2 enziminin etkisini ortadan kaldırmak sekliyle çalışıyorlar. Bu enzim prostaglandin üretimine katkıda bulunuyor ki bu iltihaplı bölgelerde şişlik ve ağrılara sebep olan maddedir. NSAİD grubu ilaçlar cox 1 ve cox 2 enzimlerinin salgılanmasını engeller ve böylece prostaglandin üretimini azaltır. Bu sayede de iltihaplanmaya bağlı ağrı ve şişlikler diner.

Ancak prostaglandinler vücutta sadece şişlik ve ağrıya sebep olmaz. Görevlerinden biri de midenin etrafını koruyucu bir sıvı ile kaplamaya yardımcı olmak. Bu sıvı yeterince salgılanmadığında ise mide ülseri riski artıyor.

Bu ilaçları doktorlar ateş ve ağrı durumlarında çocuklara bile verirken, yetişkinler ise düzenli olarak hatta bazen her gün kronik ağrılarında kullanıyor. 5 gün ard arda kullanımında bile geçiren bağırsak sendromu (leaky gut), gastrit ve ciddi mide ülserilerine sebep olabiliyor. 10 gün ya da üstü düzenli kullanımı doğurganlığı bile etkileyebiliyor.

Asıl öğrendiğimde şaşırdığım şey ise, bu ağrı kesicilerin kronik ağrıların daha da kötüleşmesine sebep olmaları! Aşırı ilaç kullanıma bağlı baş ağrısı diye bir medikal durum varmış örneğin. Uzun dönemde kullandığımız ağrı kesicilerin, baş ağrılarının daha sık ve yoğun yaşanmasına sebep olması durumuymuş bu.

Ayurvedic-Supplements

Peki ağrı kesiciler yerine ağrılarla baş etmek için neler yapabiliriz?*

  • Öncelikle ağrının kaynağını bulmak önemli. Enflamasyon durduk yerde olmuyor, illa ki bağışıklık tepkimizde yaşanan bir aksaklığın sonucu olarak ortaya çıkıyor. Bağışıklık yanıtı (tepkisi) etkin halde olduğunda vücut bazı hastalıklara ve düzensizliklere karşı korunuyorken, etkin olmayan bir bağışıklık yanıtı ise hastalıkların gelişmesine neden olabiliyor.

Bu aksaklığın nedenleri arasında Dr.Aviva Romm stres, uyku sorunları, yaşanan kaza ya da posturlerle ilişkili olan yapısal problemler, besin intoleransları, gluten hassasiyeti, çölyak, geçirgen bağırsak sendromu, hipotiroid, D vitamini eksikliği, adrenal yorgunluk, otoimmün hastalıkları, hormonal dengesizlikler (ki bunlar PMS ve endometritise-rahim içi iltihaplanmasına- sebep olan durumlar), kronik viral enfeksiyonlar, duygusal tramvalar ve depresyonu sayıyor ve nedenler için ilk bu durumların gözden geçirilmesini öneriyor.

  • NSAID’larin düzenli kullanımı kronik ağrılara neden olabileceğinden, bir süre ağrı kesici kullanımını bırakmak ya da en azından azaltmak diğer bir adım.
  • Sonraki adım ise ağrı kesicilerin yerine bitki ve takviyeler kullanmaya başlamak.

D vitamini: Değerlerine baktırmak ve günde 2000 mg D3 vitamini takviyesi yapmak.

Bromelain: Ananas meyvesinde bulunan protein sindiren enzimlerin bir karışımıdır ve sindirime enflamasyonun giderilmesine yardımcı olan aktif maddeleri içerir. Günde 2 kez 200-320 mg.

Zencefil: Ağrı ve enflamasyonlarda NSAID’lar kadar etkili olduğu görülmüştür. Günde 1-2 kez 500-1000 mg.

Zerdeçal: Enflamasyonun giderilmesinde yardımcı. Günde 1200-2400 mg.

Akgünlük (Boswellia): Eklemlerdeki ağrıyı keserek tedavi edici özelliğinin yanında kıkırdak ve tüm eklem bölgelerinde hayati öneme sahip olan sıvı üretimine katkısı ile kireçlenmeyi önler ve var olan kireçlenmenin tedavisine yardımcı olur. Enflamasyonun giderilmesi ve ağrı tedavisinde önemli yere sahip bir takviyedir. Günde 3 kez 350 mg.

Şeytan pençesi: Bel ağrısında ağrı kesici ilaçlardan daha etkili olduğu görülmüştür. İçinde 50-100 mg aktif kimyevi madde harpagoside içeren ürünleri tercih edin.

Sarı Kantaron (St.John’s Wort): Tentürünü birkaç saatte bir 15-20 damla 1 bardak suya damlatarak kullanabilirsiniz.

Gilaburu (Cramp bark – viburnum opulus): Kızılcığa benzeyen bu bitki güçlü bir spazm çözücü. Vücudun bütün kanal sistemlerine inanılmaz derecede etki yapıyor. Tortuları, iltihapları, şişmeleri, urlaşan bölümleri temizliyor. Rahim içinde oluşan şiddetli ağrıları yatıştırıyor. Krampların yumuşaması, gevşemesi ve bütün spazm çeşitlerine iyi geliyor.

Kaz gagası (Corydalis): Bel ve sırt ağrıları dahil, kronik ağrılara iyi geliyor.

Aromaterapi yağları: Lavanta ve nane yağları ile ağrıyan bölgelere masaj yapmak da etkili yöntemler arasında.

  • Tüm bunların yanında kraniosakral terapi, osteopati, masaj, akupunktur, kayropraktik manipülasyon gibi beden terapileri**de ağrılarla baş etmede gerçekten oldukça etkili yöntemler. Ve tabi yoga! 🙂

Migren Özelinde Öneriler:

Önce migreni tetikleyen şeyleri minimize etmek önemli. Kafein, kırmızı şarap, küflü peynirler, seker, çikolata, kan şekerinin düşmesi, stres, omuz ve boyundaki gerginlikler, öğün atlamak, menstruasyon, doğum kontrol hapları örneğin.

Yapılabilecek şeyler ise şunlar:

– Şakaklara lavanta ya da nane yağı (nanenin emzirirken çok fazla dozlarda kullanılması önerilmiyor) – Osteopati ya da kraniosakral terapi.

– Günlük 400-800 mg magnezyum desteği.

– Baş ağrısının başlamak üzere olduğu hissedildiğinde günde 1 ya da 2 kez 2 zencefil kapsülü almak. – Papatya ve lavanta çayları da orta şiddette ağrılara iyi gelir.

– Yine yukarda bahsettiğim gilaburu bitkisi (cramp bark – viburnum opulus) çok iyi bir spazm çözücü (regl sancılarında da kullanılır hep) Tentürü her 4 saatte bir yarım çay kaşığı alınabilir.

– Kadın otu/Karayılan otu (black cohosh) 4 saatte bir 1/4 cay kaşığı seklinde tentürü kullanılabilir.

*Bu destek ve takviyeler arasında hamilelerin kullanabilecekleri ise şunlardır: D vitamini, zencefil, gilaburu, lavanta, magnezyum, kadın otu.

Zerdeçalla ilgili bilgiler ise karışık. Yemeklere vs kullanılabilir ama düzenli uzun süreli kullanımı konusunda uyarılar okumuştum, kaynaklarda tam sebebine ulaşamadım ne yazık ki.

** Tüm bu beden terapilerini birebir deneyimledim ve çok memnun kaldım. Uzmanlarına ulaşmak isterseniz bana yazabilirsiniz.

4 thoughts on “Ağrılarla Baş Etmede İlaçlar Yerine Doğal Çözümler”

    1. Zencefil icin GNC’nin kapsullerini alabilirsiniz. Magnezyum icin Solgar iyidir. (Eger kabizlik vb sorunlar da varsa Magnesium Citrate’i var Solgar’in, yoksa eger GNC de iyidir)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir