PREMENSTRUEL SENDROM (PMS) VE BİTKİSEL TEDAVİ

“Premenstruel Sendrom, münferit patolojik bir sorundan mı yoksa kültürel inançlardan, menstrual döngüyü çeşitli olumsuz tepkilerle ilişkilendirmeye götüren inançlardan mı yoksa her ikisinin birleşiminden mi kaynaklanmaktadır? Ya toplumlarımız ve kültürlerimiz menstruasyonu (saklanması gereken) mahrem ve olumsuz bir şey yerine bir sevinç zamanı (hatta toplumsal bir sevinç) olarak kutlasalardı? Bugün PMS yaşar mıydık? Yanıt, menstruasyon hakkındaki ortak inançların bireylerdeki işleyişinden ziyade bu inançların toplumdaki rolünü çözmekte yatmaktadır.” – Leon Speroff

Premenstruel semptomlar Hipokrat döneminden bu yana tanınıyor ama Premenstruel Sendrom terimi (PMS) 1931’de medikal literatüre girmiş. PMS, basit tanımıyla, kadınlarda regl öncesi dönemde menstruasyondan yaklaşık 1-2 hafta önce başlayan ruhsal ya da fiziksel bir takım sıkıntılara ve gerginliklere verilen isim. Menstruasyonun başlamasıyla birlikte sıkıntılar azalır ve birkaç günde kaybolur.

PMS terimini ve semptomlarını neredeyse hepimiz biliyoruz. Bunun yanında bir de Premenstruel Disforik Bozukluk (PMDD) var ki, bu da duygusal semptomların daha yoğun olduğu, PMS’in daha ciddi bir çeşidi. Anketlere göre kadınların %85’i her menstrual döngüde en az 1 semptom yaşadığını bildirmiş. Kadınların %40’ı PMS’i orta şiddette yaşarken, %8’i ise PMS’ten daha şiddetli olan PMDD yaşamaktaymış. (PMS ve PMDD’nin tanı kriterlerini yazının sonunda bulabilirsiniz. PMS mi PMDD mi yaşadığınıza genelde net cevap vermek çok kolay değil. Belirtileri, birbirini takip eden en az iki menstrual döngü boyunca yakından incelemek gerekiyor. Yaşanan belirtilerin en azından birinin ciddi seviyede depresyon hali olması lazım, buna ek olarak anksiyete, öfke, günlük hayatı ciddi şekilde etkileyen belirtilerin şiddeti de diğer kriterlerden)

pms

PMS’in kesin nedeni tam bilinmemekle birlikte, farklı teoriler var:

  • Anormal hormon seviyeleri/hormonal dengesizlikler-aşırı östrojen ve/veya progesteron eksikliği, endorfin eksikliği, tiroid bozuklukları
  • Prostaglandinlerle ilgili sorunlar
  • Kanda prolaktin düzeyinin artması (Hiperprolaktinemi)
  • Hipotalamus-hipofiz-adrenal aksında (HPA aksı) anormallikler
  • B6, E, A Vitaminleri ile kalsiyum ve magnezyum eksikliği
  • Yanlış beslenme (kan şekeri düzensizliğine sebep olan beslenme şekilleri, aşırı kafein tüketimi)
  • Çevresel faktörler
  • Stres
  • Psikososyal faktörler (menstruasyon hakkındaki negatif görüşler, düşük özsaygı, cinsel şiddete maruz kalmış olmak)
  • Kültürel faktörler (menstruasyon hakkındaki negatif tutumlar, menstruasyonun istenmeyen semptomlarla birlikte geldiği/geleceği ile ilgili kültürel beklenti)

Her türlü sorunda, rahatsızlıkta olduğu gibi bu konuda da bitkisel tedavi sadece “al bu otu iç, iyi olursun” yaklaşımından ziyade, soruna holistik açıdan ve çok etmenli yaklaşımla bakar. Semptomları tedavi etmek ve de altta yatan hormonal problemleri düzenlemek üzere çözümler sunmanın öneminin yanı sıra kişinin menstruasyonla ilgili görüşleri, psikososyal durumu, yaşam şekliyle ilgili faktörleri de tedavinin bir parçası olarak görmek gerekiyor.  Kalıcı çözümlere ulaşmak için yaşam şeklinde, stres yönetimi ve kişisel/davranışsal hallerdeki değişimler  önemli ve gerekli.

Yaşam şekli ve ayrıca beslenme ile ilgili yapılabilecek değişiklikler şunlar;

  • Kahve, alkol, nikotin, şeker, beyaz un tüketimini bırakmak ya da en azından minimize etmek
  • Protein oranı yüksek, yeterli vitamin ve mineralleri içeren öğünler tüketmek
  • Yeşil yapraklı sebzeleri bolca tüketmek
  • Bol amino asit içeren soğan, sarımsak, fasulye gibi besinleri artırmak
  • Antioksidan desteğini artırmak (C ve E vitamini yüksek besinler tüketmek)
  • Hayvansal yağ tüketimini bırakmak ya da minimize etmek
  • Harici östrojen kaynağı oldukları için süt ve süt ürünlerini bırakmak ya da azaltmak
  • Ödem, göğüslerde hassasiyet, su tutması gibi şikayetler varsa sodyum oranını azaltmak
  • Düzenli egzersiz ve yoga yapmak
  • Psikolojik destek, bilişsel terapi desteği almak

Bunların yanı sıra, beslenme desteği olarak ekleyebilecekleriniz şöyle: (kapsül vb olarak destek yapmak yerine öncelikle bu vitamin ve mineralleri içeren besinlerin tüketimini artırmak her zaman öncelikli seçiminiz olsun)

  • Kalsiyum: Günde 1200 mg’a kadar
  • Magnezyum: Günlük 400 mg
  • B6 Vitamini: B Vitamini-kompleks desteği içerisinde günlük 50 mg
  • E Vitamini: Günlük 400 IU
  • Keten tohumu: Günde 2 yemek kaşığı öğütülmüş halde

Bitkisel tedavi için kullanılabilecek bitkilerin bazıları ise şunlar:

Hayıt (Chaste Berry): Hormonal sistemi dengeleyici, kadınlar için çok önemli bir bitki. Günde 2 kez 2-5 ml tentür formda (bir sabah, bir de öğlen)

Kadın otu/Karayılan otu (Black Cohosh): Menstrual baş ağrıları, göğüs hassasiyeti, anksiyete, depresyon gibi durumlarda kullanılabilir. Günde 2 kez 1-2 kapsül 40 mglık ya da günde 1-3 kez 2-4 ml tentür formda.

Sarı Kantaron (St.John’s Wort): Depresyon belirtileri için kullanılabilir. Günde 2-3 kez 20 damla tentürü 1 bardak suya damlatarak kullanabilirsiniz.

Adaptojenler: Bu gruptaki bitkilerle ilgili detaylı bilgi için “Stres ve stresle baş etmede kullanılabilecek bitkisel çözümler” isimli yazıma bakabilirsiniz.

Karahindiba kökü (Dandellion Root): Vücutta ödem, su tutması gibi semptomları rahatlatmak için günde 3 kez, 5-10 gram kökü kaynamış suya atıp demleyerek içebilirsiniz. Aynı zamanda karaciğer fonksiyonlarını da destekleyip uyarır.

Hepimize daha mutlu ve sağlıklı menstrual döngüler dilerim!

EK:

PMS için Tanı Kriterleri

Kişi, önceki üç menstrual döngünün her birinde, aşağıdaki afektif ve somatik semptomların birini menstruasyondan önceki 5 gün zarfında kaydeder.

Afektif semptomlar

*Anksiyete (endişe)

*Göğüslerde hassasiyet

*Zihinsel karışıklık

*Baş ağrısı

Somatik semptomlar

*Karında şişkinlik

*Öfke patlamaları

*Depresyon

*Duyarlılık (iritabilite)

*Sosyal olarak geri çekilme

*Ekstremitelerde şişlik

*Semptomlar menstruasyon başlangıcının 4 günü içerisinde, döngünün en az 13. gününe kadar tekrarlanmadan kaybolurlar.

*Semptomlar farmakolojik bir tedavinin, hormon alınımının veya madde ve alkol suistimalinin yokluğunda görülür.

*Semptomlar ileriye dönük iki olası kayıtta tekrar üretilebilir şekilde meydana gelir.

*Kişi, iş ve sosyal hayatında teşhis edilebilir disfonksiyondan (işlevsizlik) muzdariptir.

Premenstrual Disforik Bozukluk Tanı Kriterleri

  1. Geçen yılın menstrual döngülerinin çoğunluğunda, aşağıdaki semptomlardan beşi veya daha fazlası, (ovülasyon sonrası) luteal fazın son haftasında başlamış ve foliküler fazda (mens) son bulmuş şekilde genellikle mevcut; mens sonrasındaki haftada ise mevcut değil idi. Semptomlardan en az biri 1, 2, 3 veya 4 nolu kriter olmalıdır.
  1. Göze çarpan depresif ruh hali; umutsuzluk; kendini değersiz hissetme, beğenmeme gibi düşünceler
  2. Belirgin anksiyete, gerginlik, “diken üstünde” veya “uçurumun kenarında” gibi hissetme
  3. Belirgin affektif labilite (aniden üzüntülü veya ağlamaklı olma; reddedilmeye karşı artan hassasiyet)
  4. Sürekli ve belirgin öfke, iritabilite veya bireyler arası artan çatışmalar
  5. Günlük aktivitelere karşı ilgi azalması
  6. Konsantre olmakta güçlük
  7. Uyuşukluk, çabuk yorulma veya belirgin enerji kaybı
  8. İştahta belirgin değişiklik, aşırı yeme veya belirli yiyecekleri canı çekme
  9. Çok uyuma veya uykusuzluk
  10. Kendini veya kontrolü kaybetme hissi
  11. Göğüslerde hassasiyet veya şişme, baş ağrıları, eklem veya kas ağrıları, şişkinlik, kilo alımı gibi fiziksel semptomlar
  1. Rahatsızlık iş, okul, günlük sosyal aktiviteler veya başkalarıyla ilişkileri belirgin derecede engeller.
  2. Rahatsızlık, yalnızca majör depresyon, panik bozukluk, distimik bozukluk veya kişilik bozukluğu gibi başka bir bozukluğun alevlenmesi değildir.
  3. A, B ve C kriterleri, birbirini izleyen en az iki semptomatik döngü boyunca günlük prospektif değerlendirme ile doğrulanmalıdır.

Yararlanılan Kaynaklar:

Dr. Aviva Romm, Botanical Medicine for Women’s Health

Rosemary Gladstar, Herbal Healing for Women

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir